Suskunlar - 26. Bölüm

Gurur'un ezeli rüyası gerçek oldu bugün. Ama çektiği acıya artık engel olamıyor. Üstüne bir de, Nisan oyundan çekildi. Gurur yine de, tek başına, oyunun sonuna kadar gidebilecek mi? Gurur'un oyunu, iki kardeşi sonunda karşı karşıya getirdi. Onun en mutlu günü, Kuyudibi'nin ve kardeşlerin en acı günü oldu. Bugün yaşananlar, öncekilere benzemiyor. Çektikleri acılar kimi nereye savuracak? Ecevit bu acının hesabını mutlaka soracak birinden. Ama bugün artık Ecevit'in yanında kim duracak? Ahu yaşadığı büyük kayıptan büyük bir kararla çıkacak. Üstelik, şimdi artık Ahu'nun da sorulacak bir hesabı var. Açılan hesaplar bugün kapanacak. Ama her son, yeni bir başlangıç bu hayatta. Hesapları açmaya da kapamaya da acılar iter insanı. Bugün, çekilen acılar kadar sesi çıkacak herkesin...

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...