Suskunlar - 10. Bölüm

Bilal yalanlarını itiraf etti kardeşine, çok pişman. Ama Şerif onun yüzüne bile bakmıyor. Bilal için her şeyi değiştirir bu. Şerif yoksa, Bilal bu işte yalnızsa eğer, o zaman kural da yok. Gözünü kararttı, bu sefer İrfan'ı öldürecek. Kendini harcarcasına atlayacak belaya ama bela Bilal'i değil, en günahsızı seçecek... İbo'yu!

Ecevit ve Bilal kendi yöntemleriyle İbo'yu kurtarmanın peşinde. İkisi de kardeşi için tavizler verecek. İkisi de hiç beklemediğimiz insanlardan medet umacak.

Ahu'nun kimin yanında duracağıysa belirsiz. Kesin olan tek şey, dost-düşman herkes İbo için uğraşacak bugün. İbo'nunsa zamanı azalıyor. Bu dar zamanda, onun da sürpriz bir ziyaretçisi olacak. Ama en acı sürpriz, İbo'yu bulanı bekliyor.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...