Suskunlar - 9. Bölüm

Bilal'in kardeşlerine söylediği yalanlar birikti. Yaptıklarının hesabını vermesi artık çok zor. O vicdan azabıyla kıvranırken, Ecevit işin içine iyice karışan babasını İrfan'dan bu sefer uzak tutmak zorunda. Çünkü yeni plan bir hatayı daha kaldırmaz. Ecevit şimdi bir taşla iki kuşa birden son darbeyi vuracak. Biri İrfan. Ya Ecevit'in elinden kurtulacak ya damgayı yiyecek. Öteki ise sırasının geldiğinden dahi habersiz. Ecevit ve Bilal arasındaki sorgusuz dayanışma Bilal'in vicdanını iyiden iyiye zorlayacak. Ahu'yu kırmak pahasına Ecevit, Bilal için aralarındaki mesafeyi korumaya çalışıyor çünkü. Ecevit'in yeni tavırları Ahu'nun kafasını karıştıracak. Birsen ise ikisinin hislerini kurcalamaya devam edecek. Ama keşfettikleriyle artık sabrı taşacak. Vicdan yükü uzun süre taşınmaz. Bilal Ecevit'le sonunda yüzleşecek. İki kardeş bunun da üstesinden gelebilecek mi?

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...