Suskunlar - 8. Bölüm

İrfan'ın işini bozdu, paralarına el koydu bizimkiler. İrfan'ın canı yandı, şimdi kararlı, peşindekiler her kimse sıradan bulacak.

Ecevit, Naim'i İrfan'ın öfkesinden uzak tutmak için ona bir kurban vermek zorunda. Ama lafını dinletmesi şimdi hiç kolay değil. Çünkü gözü dönmüş İrfan artık avukatı da yanına yaklaştırmıyor. Ona yaklaşmak için uğraşan Ecevit, o kurbanı ikna etmesi için, sokaklarda koşturan Bilal'e güveniyor. Bilal bu arada, Ecevit'in gölgesinde kalmaktan rahatsız. Ahu'yla nasıl birlikte olmaya başladıklarını anlatacak Ecevit'e ve yardım isteyecek ondan. Ecevit kardeşinin ilişkisine kendi yöntemleriyle yardım edecek.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...