Suskunlar - 20. Bölüm
İrfan Kuyudibi'ne kadar gelip Gülten'e yüzünü gösterdi. Bizimkiler artık kimin peşine düşeceklerini biliyor. Ve bu kovalamacada akıllarına gelen her yolu deneyecekler. İrfan bu arada çoktan kaçışa başladı bile. Ama İrfan'ın peşine düşmeden önce, İbo'nun itiraf etmesi gereken birşey var. 

Gurur bizimkilerin güvenini sarsmamak için, Nisan'ın bile tahmin etmediği bir yol seçecek. Nisan diğer yanda üzerine düşeni yapmaya devam ediyor. Ecevit'e yaklaşma yolundaki yeni adım, Nisan'ı hiç zorlamayacak. 

Bu kavganın ortasında hala acı çeken biri var. Gülten. Yaşadıklarıyla bir parça daha başedebilmek için İbo'dan mühim birşey isteyecek.
Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...