Suskunlar - 17. Bölüm
Ecevit, Bilal, İbo, Ahu. Onları önce ayıran, sonra bir araya getiren hapishane günlerinin intikamını sonunda aldılar. Ama bu yolunun sonu, onların da sonu oldu. Şimdi bir kez daha dört bir yana dağıldılar. Kendilerine yeni hayatlar kurmaya. En baştan. O hayatlar bugün tekrar kesişecek. Çünkü bugün Kuyudibi'nin en mutlu günü. İbo ve Gülten evleniyor! 

Gurur, İrfan, Sait. İntikamdan paylarına düşeni aldılar. En çok da Gurur. O da herkes gibi yeni bir başlangıç yapacak. Gurur'un yeni yüzü herkesi çok şaşırtacak. 

Ve yeni bir kadın: Nisan. Yeni bir soluk vadedercesine girecek hayatlarına. En çok da Ecevit'in hayatına...

Aradan geçen zamanda hayatlar da değişti dengeler de. Bunu en çok Ahu hissedecek. Ama değişen hiçbir şey, kimseyi, bu düğün gününün sonu kadar şaşırtmayacak... Bugünden sonrası artık, herkesin geri kalan hayatının ilk günü.
Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...