BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ! Dizi / Program / Film / Haber / Video / Oyuncu vb.

'Böyle bir karakter canlandırmamıştım'

'Aziz'in yeni bölümü bu akşam saat 20.00'de SHOW TV'de

SHOW TV'de yayın hayatına geçtiğimiz hafta zirvede başlayan 'Aziz'de heyecan kaldığı yerden devam ediyor. Simay Barlas, Habertürk'e verdiği röportajda canlandırdığı 'Efnan'ın savaşçı bir kişiliğe sahip olmasının kendisini oldukça etkilediğini söyledi, "Dik başlılığı, hakkını sonuna kadar koruması, hiçbir şeye boyun eğmemesi ve gerçekten çok güçlü bir karakter olması beni çektiğini söyleyebilirim"

SHOW TV'nin ilgiyle izlenen dizisi 'Aziz'de heyecan kaldığı yerden bu akşam saat 20'den itibaren devam edecek.
Yapımını O3 Medya'nın, yapımcılığını Saner Ayar'ın üstlendiği 'Aziz'in proje danışmanlığını Zeynep Günay Tan yapıyor.

Proje tasarımını Necati Şahin'in gerçekleştirdiği, yönetmen koltuğunda Recai Karagöz'ün oturduğu, senaryosunu Eda Tezcan'ın kaleme aldığı dizinin kadrosunda Murat Yıldırım, Damla Sönmez, Simay Barlas, Ahmet Mümtaz Taylan, Fırat Tanış, Güven Murat Akpınar, Eren Hacısalihoğlu, Suzan Kardeş, Ayten Soykök, Elif Sönmez, Füsun Demirel ve Meral Çetinkaya yer alıyor. Bu güçlü kadroya ayrıca Cenan Çamyurdu, Baran Akbulut, Haydar Köyel, Berkay Akın, Mehmet Avdan, Özgür Onan, İmren Şengel gibi birbirinden değerli isimler de eşlik ediyor.

Aziz'in ekrana gelecek 2'nci bölümünde; 'Aziz'in bir türlü ardını dönüp gidemediği 'Efnan'ı eve getirmesi tansiyonun yükselmesine sebep olur. Kınalı Kaya'da 'Adem ile karşı karşıya gelen 'Dilruba' ise beklenmedik bir hamle yapar. 'Aziz'in şehre gelişi dengeleri bozmuştur. Bir yanda 'Aziz'e Antakya'da yürüyecek bir sokak bile bırakmak istemeyenler, bir yanda onu umutla bekleyenler... Saflar ayrılırken 'Aziz'in kararı çekip gitmek mi olacak yoksa kalıp her şeyi yeniden kurmak mı?

Yayın hayatına zirvede başlayan 'Aziz'in 'Efnan'ı Simay Barlas, Habertürk'ten Mehmet Çalışkan'ın sorularını cevaplarken hayali olan bir mesleği yapmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getirirken 'oyuncular egolu olmalı mı olmamalı mı?' sorusuna da cevap verdi.

Aziz'den teklif geldiği zaman neler hissettiniz, dizinin hangi etmenleri teklifi kabul etmenizde önemli rol oynadı?

Öncelikle dizinin bir dönem işi olması beni çok heyecanlandırdı. Çünkü daha önce böyle bir projede yer almamıştım. 1930'lu yılların Antakyası'nda geçiyor olması ve o dönemde yaşayan insanların yaşadığı zorluklar, sosyal hayatları ve genel olarak hikâye beni fazlasıyla cezbetti. Bir de tabii 'Efnan' gibi savaşçı bir karakteri canlandıracak olma fikri heyecan vericiydi. Dik başlılığı, hakkını sonuna kadar koruması, hiçbir şeye boyun eğmemesi ve gerçekten çok güçlü bir karakter olması beni çektiğini söyleyebilirim.

'Efnan'ı canlandırmanın keyifli ve zor yanları nelerdir? Yaşayan bir karakter olsaydı, 'Efnan'a neler söylemek ister, hangi tavsiyelerde bulunurdunuz?

'Efnan'ı canlandırmanın keyifli yanı sanıyorum daha önce böyle bir karakteri canlandırmamış olmam. 'Efnan'ın vahşiliği, dünyayı algılama biçimi hem zorlayıcı hem de keyif aldığım bir şey aynı zamanda. Zor yanları, sanıyorum Simay olarak zorlandığım fiziksel tarafları. Mesela 'Efnan'ın yaz - kış çıplak ayakla dolaşıyor olması fiziksel olarak zorlayıcı olabiliyor. Bunun dışında zorlayıcı gibi görünse de daha önce canlandırmadığım bir karakter olması, o karakterin yaratım süreci bana çok iyi gelen bir süreç oldu. 'Efnan'a "hiç değişme, kararlarından, fikirlerinden hiçbir zaman vazgeçme" derdim.

Küçük yaşlardan itibaren hayalini kurduğunuz, icra etmek için hazırlığını yaptığınız oyunculuk size ne ifade ediyor? Şu ana kadar hayallerinizi ne ölçüde gerçek kıldı, beklentilerinizi ne ölçüde karşıladı?

Oyunculuğa bakışım hiçbir zaman tek taraflı bir beklentiden ibaret olmadı. Bu bir yol, bana heyecan verdiği ve beni geliştirdiği sürece kendimi iyi hissedeceğimi biliyorum. Bu yola çıkmış olmaktan ve hayalini kurduğum mesleği yapabiliyor olmaktan mutluyum.

'Aziz'in set ortamını anlatabilir misiniz, çekimler mutlaka yoğun bir çalışma temposunu gerektiriyordur. Onun dışında set gözlemlerinizi paylaşabilir misiniz?

Tüm ekibin elinden gelenin en iyisini hatta elinden gelenin fazlasını yapma gayretinde olduğunu söylemeliyim. Birlikte çalıştığımız tüm oyuncular ve teknik ekibimiz kendi alanlarının en değerli isimleri. Büyük bir uyum içinde çalışıyoruz. Sette olmaktan ve böyle bir ekiple çalışmaktan çok mutluyuz.

Daha önce oyunculuğun sürekli öğrenmeyi ve buna bağlı olarak gelişmek zorunda olmayı gerektiren bir meslek olduğunu söylemiştiniz. Kendinizi geliştirme adına öğrenme metotlarınızı paylaşabilir misiniz? Ve oyunculuk adına bugüne kadar edindiğiniz en elzem bilgi ne oldu?

Tek bir metottan bahsetmem mümkün değil ancak kendi adıma yapmaya çalıştığım şeyin kendi adıma sürekli bir öğrenme halinde olmak ve kendini diri tutma zorunluluğu olduğunu söyleyebilirim. Oyunculuk adına da aslında öğrendiğim en elzem bilgisi aslında sorunun içinde gizli bence... Oyunculuk sürekli öğrenmeyi ve buna bağlı olarak gelişmeyi gerektiren bir meslek.

Oyuncular, 'her oyuncu mesleği gereği biraz egoludur' ile 'her oyuncu diğer herkes gibi bir meslek icra etmektedir. Egolu olmaya gerek yok' şeklinde ikiye ayrılıyor. Siz bu iki görüşten hangisinin savunucularındandınız? Neden?

Kesinlikle her oyuncu diğer herkes gibi bir meslek icra etmektedir ve egolu olmaya gerek yok. Çünkü hepimiz insanız, kimse kimseye üstünlük taslamamalı.

Şöhretin en keyifli ve en zor yanlarının neler olduğunu düşünüyorsunuz? Bugüne kadar en uçta deneyimlediğiniz keyifli ve zor yanı neler oldu?

En keyifli yanı emek verdiğiniz işin karşılığını kalabalık kitleler tarafından görebiliyor olmanız. Bu etkileşim sayesinde işinize karşı daha motive ve heyecanlı hissedebiliyorsunuz. En zor yanı sosyal hayatınızın kısıtlanması sanırım. Gerçi bu kadar yoğun bir tempodayken set ile ev arası çok vaktiniz kalmıyor ama yine de üstünüzde bir baskı yaratabiliyor bu durum.