
SHOW TV'nin fenomen hale gelen dizisi 'Zemheri'de heyecan her hafta katlanarak artıyor. 'Zemheri'nin heyecan dolu hikâyesinin baş kahramanlarından 'Mehveş'i canlandıran Şebnem Dönmez, deneyimi ve bilgisiyle dizinin fenomen hale gelmesinde önemli bir paya sahip. Dönmez, Habertürk için yaptığı röportajda "Zemheri mevsimindeyiz. Bunun içinde elimden gelenin en iyisini yaparak iyi ve kuvvetli bir hikâye anlatıcısı olmanın peşindeyim" dedi.
'Zemheri'...SHOW TV'nin çarşamba günleri saat 20'de izleyicileri ekrana kilitleyen fenomen dizisi
'Zemheri'nin 'Mehveş'i Şebnem Dönmez, Habertürk'ten Mehmet Çalışkan'a verdiği röportajda teklif kabul etmesindeki faktörlerin neler olduğunu, canlandırdığı karakterin nasıl biri olduğunu açıkladı.

'Zemheri'nin yönetmeni Hilal Saral, menajerim Rezzan Çankır'a 'Mehveş' karakteri için beni istediğini söylemiş. Süreç bu şekilde başladı. Hilal Saral ile daha önce 'Kuzey Güney'de çalışmıştık. 'Kuzey Güney'de 10 bölüm kadar konuk oyuncu olarak oynamıştım. Daha sonra senaryoyu okuma süreci geldi. Karakteri çok sevdim. Ay Yapım ile zaten 'Medcezir'de uzun soluklu bir çalışma sürecimiz olmuştu. Her şey hayal ettiğim gibi gelişti ve ben de bu güzel teklifi kabul ettim.

'Mehveş' harika bir kadın. Onu çok seviyorum. Çok varlıklı ve köklü bir aile olan 'Demirkan Ailesi'nin en büyük çocuğu. Babası 3 yaşındayken ölmüş. Ve anne sevgisi alamadan büyümüş bir çocuk. Erken yaşta şirketlerin beraberliğinden elde edilecek fayda gözetilerek başka bir zengin ailenin oğluyla evlenmiş. Hukuk okumuş. Kendini yetiştirmiş ve genç yaşlarında ailenin varlık zenginliğini korumak amacıyla başlayan ama sonra kendisinin de çok hoşuna giden yoğun bir iş hayatı ve şirket yönetimi sürecine girmiş. Zamanla işi hayatı haline gelmiş. Sonra kocasını kaybetmiş. Ve dul, yalnız ve hayatını her yönüyle aile şirketine ve işine ve en önemlisi kardeşlerine ve annesine adamış bir kadın. Şirketin hukuk bürosunun başında ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi ama kardeşi 'Ertan' tarafından sürekli eziliyor. Aralarında gittikçe kızışan bir rekabet var. Kız kardeşi 'Berrak' mental olarak hassas, tedavi süreci yıllardır devam eden biri. Ona ablalık yapmak, hiçbir şeyi beğenmeyen annesine evdeki çatışmayı yumuşatarak boyun eğmek derken kendini unutmuş bir kadın.

Şimdi 8. Bölümü çekerken 'Mehveş' ile 'Ertan' arasındaki gerilim iyice yükselmeye başladı. 'Mehveş', artık herkesin nazını çeken ve hatalarını örten kişi olmaktan bıktı. Ve kilit bir noktaya doğru hızla ilerliyor. Geriye dönülmez bir noktaya doğru gidiyor. Bugüne kadar ailedeki herkesin 'Mehveş halleder' dediği konumdan çıkıp belki de onlar ve bugüne kadar yapılan tüm haksızlıklar için bir tehlike unsuru olmaya başlayacak. Açıkçası herhangi bir çalışma dönemi geçirmedim. Senaryoyu iyi okuyup çözümledim. Vardığım noktaları senaristimiz Sema Ergenekon ile yönetmenimiz Hilal Saral ile tartıştım. Onların açtığı yeni yollarla alanımı genişletmeye çalıştım. Gerisi hissetmek ve anda kalmak.

'Mehveş'in sevdiğim yönü şefkati, zekası, iyi kalpliliği, kültürü, açık fikirliliği, adaletin savunucusu olması. Kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmek zorunda kalmış, hem duygusal hem maddi anlamda kimseye yaslanmayacak kadar güçlü bir kadın olması. 'Mehveş', kendi kendini yaratmış bir kadın. Sevmediğim yanı, pasif agresiflik içeren tavırları. Karşı çıkması ve isyan etmesi gereken yerlerde bunu yapmayıp sineye çekiyor. Elbette bunun için haklı sebepleri var ama bu birikimler sonra 'Mehveş'i tüm aile bireylerine ve belki de kendisine zarar verecek bir tehlikeye dönüştürmek üzere.

Sadece karakter özellikleri belirleyici olmamalı. Elbette projeye 'evet' dememde büyük ölçekte etkili ama sadece karakter değil, kimlerle nasıl bir toplulukla ve nasıl bir vizyonun içinde devineceğimi de göz önüne almaya çalışıyorum.
Kariyerinizin hangi döneminde olduğunuzu düşünüyorsunuz? Oyunculuk adına edindiğiniz en önemli öğreti nedir? Hayat adına edindiğiniz en önemli öğreti nedir?Kariyer kelimesini sevmiyorum. Bu bir yolculuk. Hayatın içinde sürekli hareket halindeyiz. Sürece odaklanmış bir bakış açısı geliştirdim zamanla. Yaptığım işlerle ilgili 'Kariyerim' diye bir anlayış içinde değilim. Şimdi 'Zemheri' mevsimindeyiz. Bunun için de elimden gelenin en iyisini yaparak iyi ve kuvvetli bir hikâye anlatıcısı olmanın peşindeyim. Oyunculuk adına da hayat adına edindiğim en önemli öğreti; 'Anda kalmak. Anda kalmak. Anda kalmak.'