BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ! Dizi / Program / Film / Haber / Video / Oyuncu vb.

Oyunculukla hiç ilgisi yoktu. Ne bir hayali ne de en küçük bir fikri.
O yaşına kadar tek bir tiyatro oyunu bile izlememişti.
Bir gün edebiyat öğretmeni 'okulun tiyatro kulübünün seçmelerine gir' dedi.
Girdi...
Oyunculuk da onun kanına girdi.
Erkan Bektaş...
SHOW TV'nin fenomen dizisi 'Gülperi'de adını hep duyduğumuz ama bugüne kadar hiç görmediğimiz 'Eyüp'ü canlandıracak.
Erkan Bektaş, Habertürk'ten Mehmet Çalışkan'a 'Gülperi'yi, oyunculuğa başlama hikâyesini ve neden özel tiyatro kurduğunu anlattı.

Fenomen olmuş bir diziye sonradan katıldınız. ‘Gülperi'nin hangi özellikleri size ‘Ben varım' dedirtti?

Teklif geldiğinde başka bir TV projesinden yeni ayrılmıştım. Yapımcı, yönetmen, başrol oyuncuları tanıdığım isimler. 'Gülperi', izleyiciden güzel yorumlar alan, hikâyesi kuvvetli bir proje. Senaryoyu okuyunca ve 'Eyüp' karakteri beni heyecanlandırınca 'Ben burada olmalıyım' dedim.

'Eyüp' için nasıl bir hazırlık dönemi geçirdiniz?

'Eyüp' karakteri için hazırlığa çok da vaktim olmadı, onu anlamaya çalıştığımı söyleyebilirim. 'Eyüp' zor şeyler yaşamış. Ne hissettiğini, ne yaşadığını ve yaşadıklarının sonucunda nasıl yaraları olduğunu, neyle mutlu olduğunu, neyi sevip sevmediğini, yani onu anlamaya çalıştım.

Hep adı geçen ama fiziki olarak olmayan ‘Eyüp'ü görünür hale getirmek size neler hissettiriyor?

'Eyüp', hikâyede adı ölmüş biri olarak geçen biri. Diğer karakterler için nasıl bir yol açacağını, kendi yolunun ne olacağını, kimlerle nasıl ilişki kuracağını, hikâyeye etkisinin ne olacağını ben de çok merak ediyorum. Neler olacağını hep birlikte göreceğiz.

Nurgül Yeşilçay ile daha önce de çalışmıştınız. İkinci buluşma için ne düşünüyorsunuz?

Evet, Nurgül Yeşilçay ile daha önce birlikte çalışmıştık. Çok keyifliydi benim için. Nurgül ile oynamak çok güzel, işini çok iyi yapan, çok iyi bir oyuncu. Kendiyle barışık, sette herkesle barışık biri. Onunla tekrar beraber olabilmek benim için keyif ve onur. Umarım uzun soluklu olur.

"Eyüp karakteri beni heyecanlandırınca 'Gülperi'de olmam gerektiğini düşündüm"

Sizi oyunculuğa yönlendiren ana neden neydi?

En sevdiğim soru... Aslında oyunculukla ilgili herkes der ki; 'ilkokulda yaptım', 'ortaokulda yaptım', 'aslında yetenekliydim', 'yapmam lazımdı'... Benim tiyatro ya da oyunculukla alakam yoktu. Çok okuyan bir çocuktum ama görsel sanatlarla ilgili hiç bir yeteneğim olduğunu düşünmüyordum. Lisede bir edebiyat öğretmenim vardı, Muammer Şenver. Kitap okuduğumu anlamıştı ve bana sürekli kitap getiriyordu. Onun sayesinde daha çok kitap okuyabildim. Bana klasik müzik dinletirdi. Klasik müziği onunla öğrendim. Bir gün teneffüste bana dedi ki; okulumuzun tiyatro kulübü var, seçmelerine katıl. Ben de dedim ki; Hocam, ben ne anlarım tiyatrodan? Ki doğru o güne kadar çocuk oyunu dahil hiç tiyatro oyunu izlememiştim. O da bana 'sen bu işi yapacaksın' dedi. Ve çok kararlıydı. Ben de seçmelere gittim. O gün bu gündür oyunculukla uğraşıyorum.

Neden kendi tiyatronuzu kurma gereği duydunuz?

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro bölümü oyunculuk mezunuyum. Konservatuvarı bitirdiyseniz ya devlet tiyatroları, şehir tiyatroları gibi kurumlara girip maaşlı çalışacaksınız ya da piyasaya atılacaksınız. Özel tiyatrolar, televizyon gibi... Hedefim okuldayken iyi anlaştığım, sahnede beraber olmak istediğim insanlarla tiyatro kurmaktı. Ancak o arkadaşlarımın neredeyse hepsi devlet tiyatrosunu tercih etti. Ben de kalktım İstanbul'a geldim. Çeşitli tiyatrolarda oynadım. Ama yapmak istediğim işler vardı ve bunları başka tiyatrolara götürüp 'beraber yapalım' demedim. Kendi tiyatromu kurup orada yapmayı tercih ettim. Tiyatro Baykuş böyle doğdu.

Baykuş Tiyatrosu'nu yönetmenin keyifli ve zor yanları nelerdir?

Aslında çok yönetebildiğimi söyleyemem. Televizyonda iş yapıyorsanız tiyatroya o kadar az vaktiniz kalıyor ki... Tiyatro da o az vakitte yapılacak bir iş değil. Aslında vaktinizin tamamını isteyen bir iş. Bu açıdan dizi çalışma temposuyla birlikte yürütmek zor. Dizilerimiz o kadar uzun ki... Yazan için de, yöneten için de, oynayan için de, ekip için de... Bu yüzden de yapmak istediğimiz diğer işlere pek vakit ayıramıyoruz. O yüzden Tiyatro Baykuş'u yönetmek çok zor bir iş. Ama vakit bulup üretebildiğimde çok keyifli hale geldiği kesin.

Tiyatrosu olan oyuncu olmanızın kazançları nelerdir?

Aslında tiyatrosu olan bir oyuncu olmak bir yandan üretebildiğin ve heyecanlandığın projeleri hayata geçirebilmek açısından bir avantaj. Ancak bazen dezavantaj da olabiliyor. Piyasadaki diğer tiyatrolardan da teklifler alıyorum ama 'kafamda başka bir şey vardı' veya 'başka bir iş üretmeliyim' diyerek çoğu zaman o projeleri reddediyorum. Onun dışında da 'tiyatrom var üretmeliyim' ve sürekli 'bir şey yapmalıyım dediğinizde ve dizi temposu içindeyken buna vakit bulamayınca 'üretmeliyim - vakit bulamıyorum' çelişkisi içerisinde kalıyoruz.

"Hedefim okuldayken iyi anlaştığım, sahnede beraber olmak istediğim insanlarla tiyatro kurmaktı"

15 yıllık kariyer yolculuğunuzun ilk adımlarından günümüze uzanan süreçte nasıl bir tablo görüyorsunuz?

Mesleğime 17 yaşında tiyatro oyuncusu olarak başladım. 15 yıldır kamera oyunculuğu deneyimim de var. Açıkçası kamerayı ve kamera oyunculuğunu da çok sevdim. Uzun metraj, kısa metraj sinema filmleri, diziler.. Keyifli işler yapıyorum. İşimi yaparken eğleniyorum. Onun dışında kariyer dediğimiz kavram sanıyorum başkalarının ne gördükleriyle ilgili. 'Ben yükselmeliyim, daha fazlasını yapmalıyım' diye bakmıyorum. Keyif aldığım işlerde olmak istiyorum. O zaman başarı ve emeğimin karşılığı da kendiliğinden geliyor.

'Gülperi'nin 15'inci bölümünde de heyecan bir an durmayacak; Gülperi', 'Seyit'in teklifi karşısında şaşkınlığını gizleyemezken, konuşulanları duyan 'Hasan' 'Seyit'e olan tepkisi çok büyük olur. 'Eyüp'ün geri dönüşü ise Taşkın Ailesi'ndeki bütün dengeleri değiştirir. 'Şeyma'yla boşanan 'Kadir', 'Artemis' ve kendisine yeni bir hayat kurmak için çabalar. 'Kadir', bir yandan 'Artemis'in bu süreçten etkilenmemesi için elinden geleni yaparken, bir yandan bir yandan da 'Gülperi'ye beklenmedik bir sürpriz yapar. 'Hasan', 'Bedriye'nin okulda başına gelenleri öğrenip kardeşinin sorununu çözmeye çalışırken, 'Bedriye' babasının karşısına çıkmasıyla birlikte bambaşka bir ruh haline bürünür. 'Gülperi' geçmişin bilinmezleriyle hiç beklemediği bir anda yüzlemek zorunda kalacaktır.