Burak Dakak ile çok özel röportaj!

Güncelleme: 19 Ekim 2018 Cuma, 12:36:02

Gülperi'nin Hasan'ı Burak Dakak karakterini ve dizi hakkında merak edilenleri anlattı!"

Burak Dakak, yeni nesil oyuncular arasında yıldızını parlatanlardan. Oyunculuğa henüz 10 yaşında başlayan Dakak, kariyerinin 10'uncu yılını özel bir diziyle kutluyor.

'Gülperi'...

SHOW TV'nin ilgiyle izlenen dizisi 'Gülperi'de başrolleri Nurgül Yeşilçay, Timuçin Esen, Tarık Papuççuoğlu ve Ece Sükan ile paylaşan Burak Dakak, 'Hasan Taşkın' karakteriyle hayran kitlesini oldukça genişletti.

Burak Dakak, Habertük'ten Mehmet Çalışkan ile yaptığı röportajda 10 yılda oyunculukla ilgili edindiği en önemli öğretinin ne olduğu yönündeki soruya "İyi bir insan olmak gerekiyor bence, neticede iyi bir insan olmadıktan sonra iyi bir oyuncu olmanın ne kadar anlamı var bilmiyorum" sözleriyle cevap verdi.

Bu akşam saat 20'de SHOW TV'de yayınlanacak olan bölümde 'Gülperi'de dengelerin değişmesi izleyiciyi ekran başına bağlayacak.

Oyunculuğa çocuk yaşlarda başladınız. Çocuk oyuncular için en önemli sorun nedir?

Evet, 9-10 yaşında başladım oyunculuğa. Onlara öncelikle bunun bir iş olduğunu anlatmak çok önemli bence. Çocuklar her zaman bunun bir meslek olduğunun farkında olamayabilirler ve çok da normal bir şey bu. Fakat onlara doğru şekilde anlatmak, onlarla doğru şekilde iletişim kurmak set ortamında çok önemli. Çünkü özellikle oyunculuk göz önünde olan bir meslek olduğu için söylüyorum; çocukların psikolojilerini ve normal yaşantılarını korumak çok kolay olmayabiliyor. Bunun için de; bizim setimiz için de geçerli; sette uzmanlar, pedagoglar ve kendi oyuncu koçları bulunuyor. Kısacası, çocuklarla doğru şekilde iletişime geçilmesi ve onların kendi yaşantılarının korunması çok önemli, bunun sağlanmaması ciddi sorunlara yol açabilir.

Oyunculuğu neden seçtiniz?

Ben hayatım boyunca hep keyif aldığım ve mutlu olacağım şeyleri seçmeye, kararlarımı hep bu doğrultuda vermeye çalıştım. Oyunculuk da bunlardan bir tanesi benim için, yaptığım işten çok keyif alıyorum. Çok seviyorum ve severek yapıyorum. Çok disiplinliyim aslında işimde ve böyle olmam gerektiğini de düşünüyorum. Asıl etken, çok mutlu olmam oyunculukta. Çok küçükken başladım ve tabii o zaman her şeyin çok da farkında değildim ama büyüdükçe, işin içinde oldukça ve mesleği özümsedikçe karar verdiğim bir nokta oldu. Hayatımı da değiştirdi bu karar çünkü insanın mesleğine karar vermesi çok önemli bir seçim. Bu kararımdan da çok mutluyum. Ben aslında bir şeyler yaratmayı ve oluşturmayı çok seviyorum. Bir karakteri oynadığım zaman ve onu oluşturmaya başladığım süreçten çok keyif alıyorum. Karakterlerin belli parametreleri tabii ki var ama onu siz oyuncu olarak yaşatıyorsunuz ve aslında çok ucu bucağı olmayan bir şey bu yüzden çok keyifli. Herkese de benim gibi severek yapacağı bir işi olmasını dilerim.

‘Gülperi'nin hangi özellikleri size ‘Ben bu işte varım' dedirtti?

Senaryoyu ilk okuduğum zaman beni en çok etkileyen şey; çok gerçek bir yerden yazılması oldu. Bizim anlattığımız hikaye de, hepsi olmasa birçok karakter de aslında yaşantımızın içinde olan şeyler. Ne yazık ki normal hayatta da böyle kötü olaylarla karşılaşıyoruz, kimi zaman haberlerden izliyoruz, kimi zaman duyuyoruz. Biz de 'Gülperi'nin hikayesini anlatırken, aynı şekilde çok gerçek bir noktadan anlatıyoruz. Bunda tabii ki Cem Karcı hocamızın da çok etkisi var. Biz 10 sene öncesinden tanışıyoruz, onun da bu işin yönetmesi olması beni hem çok rahatlatan ve bu işe bağlanmamı sebeplerden bir tanesi. Çok güzel bir ton yakaladığımızı düşünüyorum, beni de Hasan'a çeken ve onu canlandırmamı sağlayan şeylerin de bunlar olduğunu düşünüyorum.

İzleyicinin ‘Gülperi'yi sevmesinin 5 nedenini sıralar mısınız?

Gerçek ve insanın içine dokunulan bir yerden işleniyor. Ülkemizdeki insanların hissettiği, bildiği, gördüğü ve gerçekten yaşanan olayların anlatılması nedeniyle insanların ilgisini çektiğini ve sevdiğini düşünüyorum. Çok güzel bir dünya kuruldu Gülperi dizisinin üzerine, bu dünya izleyiciyi içine alan ve içine girdiğiniz zaman çıkamadığınız bir dünya. Tabii ki, ekibimizin, oyuncu arkadaşlarımızın ve bütün teknik ekibimizin çok büyük emeği var. Hepsi bir araya gelince de izleyicinin sevgisini kazandığımızı düşünüyorum.

 ‘Hasan Taşkın'ı canlandırmak için nasıl bir ön çalışma yaptınız?

Senaryoyu okuduktan sonra kafamda birçok şey canlandı ve senaryomuz gereği de belli parametreler içinde kalmam gerekiyordu. Aslında önce araştırarak başladım çünkü Hasan çok farklı bir çocuk ve onun yaşantısı, onun öğrendikleri benim duyduğum fakat çok da hakim olmadığım şeylerdi. Öncelikle bunlara hakim olmaya çalıştım ve Hasan'ın özellikle çocukluğunda ne hissettiğine, ne düşündüğüne, nasıl yaşadığına yoğunlaşarak başladım. Öncelikle kendim bu sürece başladım, daha sonra çok sevdiğim insan, Bahar Kerimoğlu'yla tanıştık ve onunla çalışmaya başladık. Hasan'ın oluşumunda onun da çok büyük payı ve etkisi oldu, teşekkür ederim kendisine de. Ciddi ve keyifli bir çalışma sonucu; bambaşka, çok farklı bir yerden, çok ilginç bir Hasan çıktı ortaya bence. En önemlisi de; Hasan'ın düşüncelerine, Hasan'ın kafa yapısına, sebeplerine ve davranışlarına inanmak oldu benim için.
Burak Dakak olarak ‘Hasan Taşkın' hakkında neler söyleyebilirsiniz?

'Hasan Taşkın' benim için kendi kariyerimde, ileride de çok önemli kalacak ve iz bırakacak bir karakter. Çok kıymet veriyorum kendisine de. Oynarken de çok büyük keyif alıyorum. Hasan aslında zor bir çocuk ama tabii zor olmasının da etrafına yansıttıklarının da belli sebepleri, kendi doğruları ve yaşanmışlıkları var. Çok zor bir süreç geçirmiş bir çocuk ve yaşının gereği de ona inanması gereken şeylerin dayatılması, kendi yaratacağı dünyanın da kaotikliği onu çok zorlamış. Ama aslında çok içeride bir yerde, onun da normal bir genç gibi barındırdığı çok saf, çok güzel duyguları var, ne kadar yansıtmak istemese de. Bu duygulara hala sahip olması bence çok güzel. Hasan için ileride neler olacak göreceğiz.

Rol arkadaşlarınızı birer cümleyle ifade edebilir misiniz?

Hepsini ayrı ayrı çok seviyorum, hepsi çok kıymetli benim için. Birlikte çok güzel bir uyum yakaladık bence, herkes işini çok severek yapıyor ve dolayısıyla sette de çok güzel vakit geçiriyoruz.

Oyunculuk için hangi metodu kullanıyorsunuz? Neden?

Benim de bilgi sahibi olduğum ve bilinen metotlar var ancak bir projeye hazırlanırken birçok metottan parça parça yararlandığım ve kendimce oluşturduğum bir sürecim var her karakter için. Bu süreç; araştırma ve disiplinli olma şeklinde ilerliyor. Karaktere çalışmak için bazen çok zamanım bazen hiç vaktim olmuyor, ama benim hazırlık aşamam hep aynı şekilde devam ediyor. O karakterin bir insan olduğuna, onun sebepleri ve sonuçlarının kendi için olduğuna inanıyorum ve bu sebep sonuçları özümseyerek karakteri iyice tanıyarak hazırlanıyorum.

Oyunculuk kariyeriniz için geleceğe yönelik planlarınız ve hedefiniz nedir?

İçinde bulunduğum işte ve oynadığım karakterde elimden gelenin en iyisini yapmak benim için en önemli hedef. Bunun dışında her zaman yer almaktan keyif alacağım hikayelerin bir parçası olmak istiyorum. Daha önce hiçbir sinema filminde yer almadım, sinemayı çok seviyorum ve gerçekten inanacağım bir projede yer almayı çok istiyorum. Kariyerim için genel hedefim ise uluslararası işlerde yer almak ve geleceğe dair umutlarım yüksek.

Hayalini kurduğunuz, planladığınız konumda mısınız?

Hayalini kurduğum şeyler gerçekleşiyor ve bunun için mutluyum. Şu an aslında iş anlamında ve kendi iç huzurum anlamında istediğim ve mutlu olduğum yerdeyim, mutlu olduğum işi yapıyorum. İlerisi için planlarım, hedeflerim tabii ki var ve her şeyin çok güzel olacağına inanıyorum.

Şu ana kadar oyunculuk adına edindiğiniz en önemli öğreti nedir?

Disiplinli olmanın işimiz adına çok önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle sette, iş sırasında ve sonrasında disiplinli olmanın başarılı olmak için gerçekten gerekli olduğuna inanıyorum. Bunun yanında iyi bir insan olmak gerekiyor bence, neticede iyi bir insan olmadıktan sonra iyi bir oyuncu olmanın ne kadar anlamı var bilmiyorum.