'Edebi uyarlama olması beni heyecanlandırdı.'

Güncelleme: 26 Kasım 2014 Çarşamba, 07:59:36

Yılanların Öcü'nün Kamuran'ı ile keyif dolu bir röportaj!

Show TV’de yayınlandığı günden beri büyük bir hayran kitlesine ulaşan “Yılanların Öcü”nün çekimleri; Nevşehir’in doğal güzellikleriyle ünlü Kapadokya bölgesinde devam ediyor. Çekimler için bu bölgeye yerleşen dizi oyuncuları, kendilerine yeni bir hayat kurdu. Bu oyunculardan biri de dizide ‘Kamuran’ karakterini canlandıran usta isim Nail Kırmızıgül. Dizi çekimleri için Nevşehir’e yerleşen Nail Kırmızıgül, özlemlerini ve ileriye dönük beklentilerini HT Magazin'e anlattı.

 

Dizideki karakterinizi bize anlatabilir misiniz?


‘Kamuran’ karakteriyim. Romanda olmayan bir karakter aslında. Romanda olan Necip’in Ankara’dan gelen kardeşi ve hikâyeye de bu şekilde dahil oluyor. Kamuran biraz geçmişiyle hesaplaşmak isteyen bir karakter ve bu süreçte de biraz gözü kara davranıyor. Ağabeyinin de bir süreliğine konaktan uzaklaşmasıyla sorumluluklar ona kalıyor ve bu süreçte biraz ortalığı karıştırıyor.

 

Dizi teklifi size nasıl geldi ve nasıl kabul ettiniz?


Bizim zaten Ata Türkoğlu ile çok eskiye dayanan bir dostluğumuz var. Dolayısıyla onlarla çalışırken her zaman kendimi evimde gibi hissederim. Ben ‘Arka Sokaklar’ dizisinde oynuyordum. 6-7 bölüm için anlaşmıştık ama güzel sonuçlar alınca devam etmek istediler. Toplam 22 bölüm çektik ve ‘Arka Sokaklar’ bittikten sonra bu projeyle ilgili telefon geldi. Oturduk konuştuk, çok sevinmiştim, çünkü edebi uyarlama olması beni çok heyecanlandırdı. Bu kitabın sinema versiyonlarını da defalarca izlemiştim. Çünkü çok sevdiğim bir eserdi. Sonuç olarak oturduk, konuştuk ve anlaştık.

 

Dizide sert ve biraz kötü bir karakteriniz var. Rolünüzden bahseder misiniz?


Evet... Bu adam çok kötü ve gaddar bir karakter ama bizim bunu hikâyede doğru bir yere oturtmamız gerekiyordu. Kamuran her şeyi ağabeyi tarafından elinden alınmış bir karakter. Ağabeyi bütün gücünü aslında Kamuran’dan almış. Dolayısıyla evet kötü bir karakter. Ama dizide bunu bir neden-sonuç ilişkisinde vermeye çalıştık.

 

Oynamaktan daha fazla zevk aldığınız bir karakter var mı?

 

Aslında benim için en büyük kriter, karakterin nasıl yazıldığı ve nasıl çekildiğidir. Yani sizin karakteri inşa etmek için yaptığınız ve görülmeyen kamera arkasındaki tarafta karakteriniz için yapılan hazırlıklar ve çalışmalar sonunda ortaya çıkan ‘sonuç’ önemlidir.

 

 Bu rol gereği 4 aydır Nevşehir’de yaşıyorsunuz. Nevşehir’e alışabildiniz mi?

 

İklimi dışında zorlandığım hiçbir şey yok. Hava sıcak mı soğuk mu anlaşılamıyor. Bir anda hastalanabiliyorsunuz.

 

İstanbul’a ne sıklıkla gidebiliyorsunuz ve özlediğiniz bir şeyler oluyor mu?

 

Çok sık gidemiyorum aslında. Genelde ayda bir kere fırsat bulabiliyoruz. Özlediğimiz çok şey oluyor tabii... Öncelikle evimiz orada ama sonuçta bunları göze alıp buraya geliyoruz. Bizim işimizin kanunu bu.

 

Nevşehir’de çevrenin size olan tepkisi nasıl?

 

Burayı ben çok seviyorum. Burada sinemaya ve televizyon dünyasına dair bir olgunluk var. Çevrede, bu sektörün nasıl olduğunu, hatta dizilerin nasıl çekildiğini bile biliyorlar. Çünkü çok diziler, filmler çekilmiş burada. Dolayısıyla onlar da her şeye yardımcı oluyorlar, bizleri anlayışla karşılıyorlar. Burası küçük bir yer olduğu için sürekli evimdeyim hissi var.

 

Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?

 

Burada arkadaşlarımızla ortak gittiğimiz yerler var. Bunun yanı sıra herkes kendi hobisine, ilgi alanına uygun yerlere gidip vakit geçiriyor. Mesela ben burada müzisyen arkadaşlar edindim. Ben boş zamanlarımda onlarla buluşuyorum. Biraz bağlamaya meraklıyım. Onlar bana bilmediğim teknikleri öğretiyorlar. Kendi aramızda çalıp söylüyoruz. Çok keyifli oluyor.

 

Dizide en iyi kiminle anlaşıyorsunuz?

 

Ben pozitif bir insanım. Paylaşmayı, yardımcı olmayı, güler yüzlü olmayı severim. Sadece oyuncu arkadaşlarımla değil, kamera arkasındaki arkadaşlarımla da öyle. Yani bu bir iletişim biçimi aslında. Dolayısıyla herkesle aram iyi.

 

Kariyerinizle ilgili bir gelecek planınız var mı?

 

Benim bundan sonra yapmak istediğim yine ‘oynamak’ olacak. Fakat sinemayı gerçekten çok özledim ve bununla ilgili bir şeyler yapmak isterim. n Oynamayı istediğiniz bir karakter tipi var mı? Benim en sevdiğim şeyler edebi eserlerdeki karakterler. Örneğin Yusuf Atılgan’dan ‘Aylak Adam’ gibi... Bu karakterler benim çok ilgimi çekiyor. Sıradan bir adamın hikâyesinde rol almak isterdim.

 

Sizce iyi mi yoksa kötü karakter mi size yakışıyor?

 

Ben genelde iyi ve komik adamı oynadım. Sürekli olumlu eleştiriler alıyordum ama son 3 projede kötü karakteri oynadım. Bunun geri dönüşlerine baktığımızda inandırıcı olduğumu gördüm. Bu nedenle iki karakter de beni çok mutlu ediyor.