'Çocukların gözünden hayatı anlatacağız'

Evrim Akın SHOW TV’de bugün başlayacak olan ‘Çocuktan Al Haberi’ için “Çocuklar aracılığıyla yetişkinleri yarıştırıyoruz.
7’den 77’ye herkesi eğlendiren, keyif veren bir program bu. Şöyle bir kafa dağıtmak için çok güzel. Yani bir nefeslik pencere
açacağız. Çocukların hayal gücüyle hayatı aktaracağız” diyor

 

Yeni sezonda 'Çocuktan Al Haberi' programıyla Show TV ekranlarında olacaksınız. Bize biraz hislerinizi ve yeni programınız 'Çocuktan Al Haberi' anlatır mısınız?

Çok mutluyum. 'Çocuktan Al Haberi' programıyla yine karşınızda olacağım. 3-6 yaş aralığındaki çocuklar aracılığıyla yetişkinlerin yarıştığı bir program olacak. Büyükler küçüklerin ne demek istediğini, ne yapmaya çalıştıklarını tahmin etmeye çalışacak. O bıcır bıcır bebişleri görseniz çok tatlı ve eğlenceliler. Dünyayı keşfetmeye başlayan miniklerin dilinden insanları, hayatı biraz olsun tanımaya çalışıp nefes alacağız.

Bildiğimiz ve sevilen bir format olan 'Çocuktan Al Haberi' sizin sunumunuzla daha tatlı bir hal alacak. Neden bu programı yapmaya karar verdiniz?

Öncelikle evet, bu bilinen bir program. 20 yıl önce yapılmaya başlanmış, yabancı bir format. Bizim ülkemizde de Berna Laçin'le başladı. Biz ise yeni nesil 'Çocuktan Al Haberi' yapıyoruz. Çocuklar aracılığıyla yetişkinleri yarıştırıyoruz. Salt çocuk programı olarak bakmamak lazım. 7'den 77'ye herkesi eğlendiren, keyif veren bir program bu. Şöyle bir kafa dağıtmak için çok güzel. Yani bir nefeslik pencere açacağız. Çocukların hayal gücüyle hayatı aktaracağız.

Yetişkinler yarışmaya nasıl dahil olacak?

Örneğin 'Kainatta kaç tane gezegen var?' gibi sorular soracağım. Çocuklar da birer birer tahmin edecek. Yetişkinlere önce kaç kişi bilmiş onu soracağız. Sonra seçim yaptıracağız. Her bölümde farklı 9 çocuk ve 3 yetişkin yarışıyor olacak. 18 yaşından itibaren herkes başvurabilir. Tahmine dayalı olarak devam edecek yarışma. 

Her hafta yetişkin yarışmacılar değişecek mi?

Evet. Değişecek hatta www.showtv.com.tr adresine başvurabilirler

Yarışmacılar nasıl bir ödül için yarışacak?

Kıbrıs Merit Royal'de 2 kişilik tatil.

Tanıtım çekimi nasıl geçti? Programa başlamadan önce çocuklar size neler hissettirdi? 'Eyvah, yandık' dediniz mi?

Hepsiyle eğlendim. Aldım onları stüdyoyu gezdirdim, kendi kulisimde parti verdik. Herkes şaşırıyor ve bana 'Sen gerçekten bunu becerebiliyorsun' diyorlar. Onların kafasını seviyorum. 'Bez Bebek'te de öyleydim. Asena ve Ege'yle sürekli ilgilenirdim, yemeklerine kadar ben yedirirdim, eğlenirdik. Yemedikleri zaman yanına otururdum ve yedirirdim. Çocuklarla iletişim kurarken farklı metodlarım var.

'ÇOCUKLAR KONUSUNDA DENEYİMLİYİM'

Bu programla çocuk yanınızı daha çok görecek miyiz?

İçimde var her zaman var ve tutuyorum, besliyorum çocuk yanımı. Çocuklarla ilişki kurmayı çok seviyorum ki bu konuda da deneyimliyim. Başrolünü oynadığım 'Bez Bebek' dizisini hatırlarsınız ve çok da başarılıydı. Hala çocukların dilinde. Şimdi bu programla da çok eğleneceğim. Çünkü ben çocukların, dünyasını, kafasını çok seviyorum. Tertemizler. Algıları o kadar açık ki iyi kötü, güzel çirkin çok iyi ayırt edebiliyorlar. Ama süpergolar daha oluşmadığı için uygulama biçimleri farklı geliyor bize. Ayıp ne, yasak ne bilmiyorlar, o kadar serbestler ki... Bu da çok hoşuma gidiyor, huzur buluyorum. Yaşlıları da çok seviyorum. Onlar da aynı algıya iniyorlar zaten, daha değerli oluyorlar.

Annelik içgüdüleriniz ortaya mı çıkıyor?

Benim 6 çocuğum var aslında. Kuzenimin çocukları Efe, Kaan ve Yiğithan da 'Evrim Anne' derler bana. Ellerim hep onların üstündedir. Bir de hayatımda herkesten çok vakit geçirdiğim, 2 köpeğim ve kedim bonie, jolie ve pati var. Onlar da benim çocuğum, derdini anlatamayan, hiçbir zaman büyümeyen çocuklarım..

Peki çocuk yanınız ne gibi çılgınlıklar yapar?

Mesela şu an herkesten belki daha rahat şekilde oyun parkına gidip oyun oynayabilirim. Rahatça şarkı söyleyebilirim veya bir cafe'de ağlayabilirim. Bir şeye üzüldüğüm zaman saklamam.

Çocukken yaşadığınız tatlı yaramazlıklardan aklınızda kalan bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Aile arasında da çok popüler bir çocukmuşum. Çocukken çok enerjik, ergenlikte de çok durgundum. Çok anım var. Ama hiç unutamadığım şey, kardeşimle evde saklambaç oynarken yaşadığımız bir olay. Ben ebe oldum ve o saklandı. Bana evde bir görev verilince ben onu unuttum. Sonra evdekiler kardeşimin nerede olduğunu sorunca bilmediğimi söyledim. Ama gerçekten ben de bir önceki adımı hatırlamıyordum. Sokaklarda, her yerde kardeşimi aramaya başladık. . Annemle babam çıldırmıştı. Annem kendi yatak odasının dolabını bir açıyor. Orada uyuyakalmış. Ben kötü bir ablayım galiba (gülüyor),

'ÇOCUKLAR BİZİM YAŞAMA SEVİNCİMİZ'

Çocukları bir kelimeyle tanımlasanız sizce hangi kelimeye denk gelirler?

Bence yaşam kaynağı onlar. Düşünsenize milyonlarca anne baba var. Tek yaşama sebepleri çocuklar. Annemin hep söylediği şeydir 'Siz benim yaşama sevincimsiniz, yaşam kaynağımsınız' diye. İçindeki çocuk da o. Onu öldürdüğün zaman yaşam kaynağın kalmıyor. Hiçbir şeyin kalmıyor.

Biz yetişkinler içimizdeki çocuk ölmesin diye neler yapmalıyız?

Benim yöntemim yeni şeyler keşfetmek, öğrenmek, yaşamayı ve hayatı sevmek, çok okumak arda kalan zamanında oyun oynamak, hayvanları ve doğayı sevmek ama en önemlisi kendini sevmek ve barışık olmak.  Bir de kötü, negatif, tehlikeli sularda dolanmamak ve bu tip menfi verilere, durumlara engel olmak. 

 

 

 

Yeni fragmanlar, son bölümler ve en etkileyici sahnelerden anında haberdar olmak ister misin?