Ünlüleri gafil avladı

Mehmet ÇALIŞKAN / HABERTÜRK MAGAZİN

Demet Akbağ’ı hiç böyle görmediniz! Akbağ, karada, havada, denizde, aslında her yerde. Ne zaman nereden çıkacağı da hiç belli olmaz. Bugün SHOW TV’de yayınlanacak olan ‘Demet Akbağ ile Çok Aramızda’da karşımızda hınzır ve muzip bir Demet Akbağ olacak. Sanatçı, birçoğu arkadaşı olan meslektaşlarına büyük prodüksiyonlu, gizli kameraların devrede olduğu şakalar yaptı. Bloom Medya’nın yapımcısı olduğu ‘Demet Akbağ ile Çok Aramızda’ için Akbağ, programın şaka çetesiyle bir olup ünlü isimleri gafil avladı.

ÖZEL HAREKAT POLİSİ OLDU

Kimi zaman 50 kişilik bir yıkım ekibini, başında baretiyle yöneten oyuncu, kimi zaman da özel harekât polisi kostümleriyle operasyon yönetti. Programın en büyük organizasyonlarından biri için ıssız bir ormana 50 kişilik ekibini ve 25 kamerasını saklayan Akbağ, bir ayıya bile rol verdi. Deniz üzerindeki çekimlerde ise tüm ekip hem Bodrum’un güneşli havasının tadını çıkardı hem de ünlüleri uluslararası sularda bir maceraya sürükledi

-Programın hangi özellikleri sizi cezbetti?

‘Televizyonda neden yoksunuz?’ sorularıyla çok karşılaşıyordum. ‘Demet Akbağ ile Çok Aramızda’ benim televizyonda farklı bir iş yapma isteğime son derece uygun. Programımızın beni cezbeden bir diğer özelliği de ekibin işine son derece iyi hazırlanmış olmasıdır. Karşımda çok iyi hazırlanmış bir ekip vardı. Her sorumun karşılığını alabildim. Bu da son derece önemli bir durum.

-Televizyon için neden farklı bir iş yapmak istediniz?

Farklı işler yapmayı seviyorum. Ayrıca izleyicinin değişik programlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar televizyonun hâkimi diziler olsa da izleyici iyi hazırlanılmış ve iyi sunulan farklı programlara ilgi gösteriyor. ‘Demet Akbağ ile Çok Aramızda’da izleyici son derece iyi hazırlanılmış bir programı son derece iyi bir sunumla karşısında bulacak. İçerisinde birçok sürprizin olduğu programımızda izleyiciler sevdikleri insanları görebilecekler.

-Planlarınızda böyle bir format var mıydı?

‘Demet Akbağ ile Çok Aramızda’yı yapmamış olsaydık ben başka bir iş yapmayacaktım. Yani, başka bir dizi projesini reddedip bunu kabul etmiş değilim. Oyunculuk yapabileceğim bir proje yoksa sırf bir iş yapmış olmak için bir projenin içinde bulunmam. İzleyicilerim de bunu bilir. Bu programın enteresan yönleri, tatlı sürprizleri çok hoşuma gitti. O yüzden bu işin içinde olmak istedim, hem de izleyiciyle hasret giderebileceğimi düşündüm.

-Bu yıl oyunculuk üzerine bir çalışmanız olacak mı?

Dizi teklifleri için hep söylüyorum, sürekli teklifler geliyor da ben reddediyor değilim. Artık dizilerin formatları da belli. Biraz daha entrika üzerine, güzel kızlar, yakışıklı delikanlılar, aşk hikâyeleri ve romantik komediler. Doğal olarak benim yaş grubumun tekliflerden nefes alamayacağı bir durum söz konusu değil. Kısacası tekliflerden başımı kaldıramıyor halde değilim.

-Sinemada son 15 yılda en çok filmde rol almış bir oyuncunun çok teklif almaması tuhaf değil mi?

Güzel projelerle denkleştim, karşıma hep iyi projeler çıktı. Senaryonun ve sinemanın önem kazandığı bir dönemin oyuncusuyum. Önüme bir hedef koymadım. Kameranın karşısına en iyi şekilde canlandırabileceğim karakterler için geçtim. Senaristinden yönetmenine kadar hep doğru insanlarla bir araya geldim. Sanıyorum doğru insan konusunda doğru seçimler yapmayı becerdim. İzleyicinin beni çoğunlukla sinema filmlerinde görmüş olması televizyon dizilerinde kabul görmeyeceğime yönelik bir yargı oluşturmuş olabilir. ‘Sevdaluk’ dizimizden sonra hatırı sayılır bir televizyon projesi teklifi almadım. Bu nedenle ‘Demet Akbağ ile Çok Aramızda’ hem farklı iş yapma isteğimi yerine getirmiş olmasından dolayı hem de beni televizyon ekranında görmek isteyen izleyicileri fazlasıyla mutlu edecek bir program oldu.

‘HİKAYELER BANA UYGUN DEĞİL’

-Sinemanın verimli bir dönemine denk gelip oyunculuk yaptığınızı söylüyorsunuz. Sinemanın verimli hale gelmesinde hiç payınız yok mu, kendinize haksızlık yapmıyor musunuz?

Ben böyle düşünüyorum. Sinemanın verimli hale gelmesinde katkımın ne kadar olduğunu bilemem. Bunu başkaları değerlendirip yorumlayabilir. Eğer verimlilik adına bir katkım olduysa ne mutlu bana.

-Sıkça teklif gelmemesine üzülüp kırılmıyor musunuz?

Hayır, kırılmıyorum. Çünkü az önce de sözünü ettiğim gibi dizilerin konusu aşk hikâyeleri üzerine kurulu. Ben o dizilerde ya anne, ya abla veya entrikacı bir babaanneyi canlandıracağım. Yapımcılar da benim o karakterleri canlandırmayacağımı bildiği için teklif getirmiyorlar. Bu sözlerim yanlış anlaşılmasın. Elbette televizyon dizilerine karşı değilim. Sadece içinde bulunduğumuz dönemdeki dizelerin hikâyeleri bana pek uygun değil. Güzel hikâyeli, güzel bir projeye neden ‘Hayır’ diyeyim?

-Şaka yaptığınız kişilerin tepkileri ne oldu?

Beni görünce seviniyorlar. Ama önce öyle şaşırıyorlar ki. Çünkü şaka yapan ekipte benim olduğuma yönelik bir bağlantı kuramıyorlar. Tesadüfen oradan geçtiğimi sananlar oldu. Nasıl başardım bilmiyorum ama bütün şakalarımızı büyük bir gizlilik içinde yaptım. Kimsenin haberi yoktu. Kimsenin aklına benim böyle bir iş yapabileceğim gelmemiş. ‘Demet Akbağ ile Çok Aramızda’ için beni seçmelerinin sebebi belki de budur.

'ŞAKANIN DOZU ÖNEMLİ'

-Hiç kızan olmadı mı?

Şakaları yaparken empati kurdum. Sürekli olarak ‘Bu şaka bana yapılsa nasıl tepki verirdim’ diye düşündüm. Ekibimizin getirdiği şakalara hep bu gözle baktım. Yaptığımız şakalar rencide edici, kırıcı veya üzücü değildi. Tatlı şakalar yaptık. Şakada en önemli unsur dozudur. Sonuçta şakaların finalinde hiç kimseyle mutsuzluk ve çatışma yaşamadık. Aksine çok eğlendik. Hatta şaka yaptığımız birçok arkadaşım benimle birlik olup bir başkasına yapacağımız şakanın içinde olmak istedi.

-Çekim öncesi hazırlıklarında neler yaptınız?

Şakaların hikâyesi ön planda olduğu için önce senaryoyu okuyordum. Sonra ekip toplantısı yaparak şakaları nasıl işleyeceğimizi konuşup karara bağladık. Hatta benim yazdığım şakalar bile oldu.

-Şakaları yaparken hiç zorlandınız mı?

En zorlandığımız konu şaka yapacağımız kişilerin programıyla bizim çekim programını denkleştirmek oldu. Bazen aksilikler çıktı, şaka yapacağımız kişinin hastalandığını öğrendik. Hal böyle olunca çekimi ertelemek zorunda kaldık. Erteleme bize büyük bir yüktü. Ne var ki tüm ekip özveride bulunarak planladığımız bütün şakaları yaptık. İptal ettiğimiz şaka olmadı.

'ŞAKA KALDIRAN BİRİYİM'

-Siz şaka yapmayı seven biri misiniz?

Bu yönüm bu programla ortaya çıktı. Aslında o kadar şaka yapan bir insan da değildim ama bana şaka yapılmasın diyen bir insan da değilim. Şaka kaldıran biriyim. Bilmiyorum, belki dışarıdan daha ciddi, daha sert duruyor olabilirim ama şaka kaldıran biriyim. Kolay kolay kızmam.

'TEPKİLERİ MERAK EDİYORUM'

-Bu program hayatınıza ve kariyerinize ne katacak?

Göreceğim. Bütün çekimleri bitirdik. İlki bu akşam Show TV’de yayınlanacak. Açıkçası tepkileri ben de çok merak ediyorum. Çünkü böyle bir işi ilk kez yapıyorum. İzleyicinin tepkisini çok merak ediyorum.

'ATA'YA PROJE İÇİN GİTTİĞİM SANILDI'

-Ata Demirer’i görmek için Bozcaada’ya gittiniz. İş ziyareti miydi?

İşte efendim, tamamen ‘Demet Akbağ ile Çok Aramızda’ için gittim. Ata ile yeni bir proje için buluştuğumuz sanıldı ama değil. Kendisine tatlı bir şaka hazırlamıştık onu yapıp geldik. Elbette bütün bunlar programımızın formatı gereği büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirildi.

-Ata Demirer ile yeni bir film projesi yok mu?

Ata yeni bir proje üzerinde çalışıyor. Onu da konuştuk. Ben o projenin içinde olur muyum olmaz mıyım bilemiyorum. Nasıl olacağına birlikte karar veririz. Benim oynayabileceğim bir rol olursa Ata ile yine birlikte çalışmak çok keyifli olur. Ata’nın Bozcaada’da yan gelip yatmadığını bir proje üzerinde çalıştığının müjdesini de vermiş oldum.