Güldür Güldür Show “dalya” diyecek

Ece SARUHAN / HABERTÜRK MAGAZİN

 

SHOW TV’nin yapımcılığını BKM’nin üstlendiği sevilen mizah programı ‘Güldür Güldür Show’ bu akşam 100’üncü bölümüyle ekrana gelecek. Ekranda yaprak dökümünün yaşandığı bir süreçte reytinglerde hep zirvede olan bir yapım ‘Güldür Güldür Show’. BKM’de gerçekleştirilen seyircili çekimler için de aynı durum geçerli, salon sürekli tıklım tıklım dolu. Daha önce de defalarca programın evim gibi gördüğüm kulisinden izlenimler paylaşmıştım sizlerle. Bu kez 100’üncü bölüm coşkularına ortak olmak için girdim kulise.

 

‘SEYİRCİ HİKâYESİYLE GELİYOR’

 

Oyuncuların tamamı ‘Güldür Güldür Show’u bir oyun parkına benzetiyor ve ekliyor: “Kendimizi oyun parkındaki çocuklar gibi hissediyoruz. Çok yakın arkadaşlar bir araya gelip bu parkta doyasıya oyun oynamanın tadını çıkarıyoruz. Seyircimiz de çekimlere hikâyesi cebinde hazır geliyor. Kimse söz almaktan çekinmiyor, herkes oyuna dahil oluyor. Kameraların varlığını unutuyoruz. Herkes oyun oynamayı ve oyunun bir parçası olmayı kovalıyor. Bu durum sıcacık bir ortam yaratıyor ve ekrana da yansıyor.”

 

 

 

‘BİRLİKTELİĞİMİZİN FLÖRTÜ HİÇ BİTMİYOR’

 

Projenin uygulayıcı yapımcısı Elif Yakarçelik, başarılarının sırrını samimiyet, inanmak ve bir arada olmak diye özetliyor. Projenin yazarları Murat Kepez, Eray Akyamener, Sıla Çetindağ, Uğur Güvercin, Ayberk Sak ve Şükrü Özbey ile mizah çizgilerinin tuttuğunu söylüyor: “Burada kimse inanmadığı şakayı yapmaz. Oluşturduğumuz ortak dil, mizah ve güven duygusu çok önemli. Flört gibi bakıyorum buna. Birlikteliğimizin flörtü hiç bitmiyor. Tıpkı flörtteki gibi sürekli heyecanlıyız ve birbirimize özen gösteriyoruz.”

 

‘İYİLİKTEN YANA OLALIM’

 

‘Güldür Güldür Show’un yönetmeni Meltem Bozoflu ise “Bu iş biraz kervan yolda düzülür düsturuyla başladı. Zaman içinde büyüyerek bu hale geldi. Bunun sebebi birlikte üretmekten keyif alıyor oluşumuz ve yaptığımız işi çok ciddiye almamız. Bu samimiyet seyirciye de geçiyor. Bugünlere vazgeçmeyerek geldik. En büyük vazgeçmeyenler Necati Akpınar ve Elif Yakarçelik’ti” diyor. “Mizah iyimserlik ilkesiyle çalışır, biz de o ilkeyle çalışıyoruz. Üretme gücünü umuttan alıyoruz. ‘Her şeye rağmen iyilikten yana olalım’ diyoruz” diye sürdürüyor sözlerini Bozoflu. Hiç vazgeçmemek, umuda sarılmak ve iyilikten yana olmak. Her şeye rağmen ağız dolusu gülümseyebilmenin ve gülümsetebilmenin sırrı bu işte! Bu yüzden ‘Güldür Güldür Show’ iyi geliyor seyirciye! Nice 100 bölümlere...

 

 

İREM SAK: BAŞARIMIZ TESADÜF DEĞİL

 

Bu proje bir ekibin tırnaklarıyla bir yere gelmesinin örneğidir. Ciddi anlamda televizyon tarihinde bir yeri var. Herkes canla başla emek veriyor ve ne mutlu ki karşılığını alıyoruz. Başarı tesadüf değil; işimizi öylesine yapmamanın, gerçekten çok emek vermenin karşılığı...

 

ÖZGE BORAK: BU İŞ CEPTEN YEMEĞE ASLA MÜSAADE ETMİYOR

 

‘Güldür Güldür Show’ okul gibi. Bazen tutmuş tipler oluyor, o tipler yeniden yazılıyor. Bir an için “Nasıl olsa tuttu” diye düşünürseniz kaybedersiniz. Asla cepten yemeye müsaade etmeyen bir iş. Bu açıdan çocuk oyununa benzetiyorum. Nasıl ki çocuk oyununda çocukların dikkatini hep yüksek tutmak gerekiyorsa burada da seyircimizin sıkılmaması için hep dinamik olmak mecburiyetindeyiz.

 

ALPER KUL: HAYATIMDAKİ EN ÖNEMLİ PROJE

 

İnsanları güldürüyor olmak bana bir haz veriyor. Umarım bu şekilde devam ederiz. Hayatımdaki en önemli proje çünkü hayatımı değiştirdi. Hayat arkadaşım Aylin’le (Kontente) tanıştık. Sonra da oğlumuz Arel hayatımıza dahil oldu.

 

KIVANÇ BARAN ASLAN: ARAMIZDAKİ KAYNAŞMA SEYİRCİYE GEÇİYOR

 

Ben ekibe ‘Dedemin Fişi’ filmiyle birlikte katıldım. Bir yere sonradan dahil olmak çok zordur ama burada hiç yabancılık çekmedim. Burada insanların isminin, cisminin, sıfatının ne olduğu önemli değil. Herkes gerçekten birbirine değer ve arkadaş olmak için şans veriyor. Yaptığımız iş çok zor ama çok da keyifli. Herkes birbiriyle kaynaşmış durumda ve bu seyirciye geçiyor.

 

DERYA KARADAŞ: EN BÜYÜK MOTİVASYON SEYİRCİNİN SAHİPLENMESİ

 

Ekibe 80’inci bölümde dahil oldum. Evde izlerken de ekip içi uyumu hissediyor ve çok eğlenceli buluyordum. Bütün eğlencesinin yanında zor ve stresli bir iş. Hem tiyatrodan hem de dizi ve film çekimlerinden çok bağımsız. Yepyeni bir alan. 3 prova yapıyoruz ama ilk 2 provada bir arayış içindeyiz. Yorucu ama bir o kadar da keyifli. En büyük motivasyonumuz da seyircinin de bu işi sahiplenmesi.

 

ALİ SUNAL: SEYİRCİ BİZİMLE EN ÖZELİNİ PAYLAŞIYOR

 

Çok severek yaptığımız bir iş. Başarılı olması, uzun süre devam etmesi, bizi bir arada tutması bana büyük keyif veriyor. Seyirciyle aramızda güven üzerine kurulu özel bir bağ oluştu. Skeçlerden önceki sohbetlerimizde belki de annelerine babalarına anlatmayacakları şeyleri anlatıyor, en özellerini paylaşıyorlar.

 

UĞUR BİLGİN: HEM BİZ EĞLENİYORUZ, HEM SEYİRCİ

 

Öyle bir ekibimiz var ki iş yaptığımızın farkında değiliz, çalışmak gibi gelmiyor bize. Burada gelip bir şeyler çekiyoruz, hem biz eğleniyoruz hem de seyirci eğleniyor. İyi ki bu ekibin bir parçasıyım.

 

AYLİN KONTENTE: DÜNYALIĞIMI YAPTIM

 

Ekipteki herkes benim için çok kıymetli. Hepimizin bir komedi anlayışı var, bu anlayışların aynı potada erimesi sonucunda ortaya çok renkli bir iş çıkıyor. Bu proje sayesinde yuvamı kurdum, Alper’le (Kul) tanıştım, evlendim, anne oldum. Dünyalığımı yaptım vallahi!

 

ONUR BULDU: NİCE 100'ÜNCÜ BÖLÜMLERE

 

Ben sahneye çıkmadan önce hep “İnşallah insanlara izlemek için verdikleri paranın karşılığını veririz” diye dua ederim. Ekip olarak da seyircilerimize çok özen gösteriyoruz. İçimizde seyirci mutlu olsun isteği var. 100 bölümü çok güzel anlar biriktirerek devirdik, bu proje SHOW TV’ye de bize de uğurlu geldi. Dilerim daha nice 100 bölümler olur.

 

MELTEM YILMAZKAYA: KADROMUZ İÇİN BU İŞ BİR OKUL

 

Bir diziye girersiniz ve canlandırdığınız karakteri parlatabilirsiniz. Burada her hafta beş skeç var. Üçünde oynasan her hafta üç tip demek. Bu durum oyuncuyu çok geliştiriyor. Dolayısıyla ben ‘Güldür Güldür Show’un 18 kişilik oyuncu kadromuz için gerçek bir okul olduğunu düşünüyorum.

 

ONUR ATİLLA: TATİLE BİLE BERABER ÇIKIYORUZ

 

Haftanın üç gününü BKM’de geçiriyoruz. Birbirimizin her halini biliyor, paylaşıyoruz. Yetmiyor dışarıda da buluşuyor, tatile bile birlikte çıkıyoruz. Birbirini tolere edebilen, birbirinin dilinden anlayan bir ekibiz. Herkes canciğer ve bu projedeki herkes iyi ki var. İnşallah hep beraber 500’üncü bölümü de görürüz.

 

BURAK TOPALOĞLU: GÜLDÜR GÜLDÜR'DEKİ HERKES PAYLAŞIMCI

 

Kıvanç (Baran Aslan) aramıza katılana kadar ben ‘Güldür Güldür’ün en küçüğüydüm. Sahnede, sahne arkasında, turnelerde herkes beni sahiplendi. Ekipteki herkesle aramda abi-kardeş, abla-kardeş ilişkileri kuruldu. Bizimkisi setteki arkadaşlarımız da dahil olmak üzere egoları olmayan bir ekip, herkes paylaşımcı. Böyle bir ekiple birlikte BKM’nin çatısı altında olduğum için çok mutluyum.

 

ÇAĞLAR ÇORUMLU: GÖZLERİMİZLE ANLAŞABİLİYORUZ

 

Birlikte geçirdiğimiz bunca zamanın sonunda artık konuşmadan anlaşabiliyoruz. Gözleriyle konuşabilen bir ekibiz. Doğaçlama anlarında birbirimizin gözlerinden kimde ne malzeme olduğunu, kimin daha iyi espri yapacağını anlayıp pası ona atıyoruz. Bu şekilde anlaşabilmek öyle keyifli ki...

 

DOĞA RUTKAY: DÜĞÜNDE VE CENAZEDE HEP BERABERİZ

 

100 bölüm aşağı yukarı aynı reytingle gitmenin sırrı çok çalışıyor olmamız. Yazar grubumuzdan teknik ekibimize kadar kimsede “Bir şekilde kotarırız” rahatlığı yok. Bir de anlattıklarımızı çok saf ve temiz bir içgüdüyle anlatıyoruz. Seyircinin bunu yakaladığını ve “Biz bu çocuklara güveniyoruz, bu çocuklar bizi iyi huylusundan güldürecek” dediğini düşünüyorum. Ekip olarak aramızda özel bir bağ var, düğünde de cenazede de beraberiz.

 

ERDEM YENER: EVLENMEK İSTEYEN EKİBE KATILSIN

 

Biz ‘Güldür Güldür Show’a iş gibi bakmıyoruz, birlikte çok eğleniyor ve tadını çıkarıyoruz. Kostümcümüzden dekorcumuza kadar ekipteki herkes komik. 100 bölümde yüzümüzü güldüren çok fazla an biriktirdik. Bir de aramızdan pek çok insanı evlendirdik. Evlenmek isteyenlere duyurulur; ekibe katılsınlar!

 

AZİZ ASLAN: HER KESİMDEN İNSAN BİZİ SEVİYOR

 

‘Güldür Güldür Show’ seyircinin genel hassasiyetleriyle ilgilenen bir yapım. Bu nedenle her kesimden insanın bizi sevme şansı var. İş disiplinimiz çok yüksek ama seyircinin bu projeyi bu kadar sahiplenmesinin tek nedeni bu değil. ‘Güldür Güldür Show’ ekibi olarak aramızda gerçekten çok güçlü dostluklar kurduk, birlikte çok eğleniyoruz ve bu seyirciye de yansıyor. İç motivasyonu da çok yüksek olan bir ekibiz.

 

ÖZGÜN AYDIN: BİRBİRİMİZE ÇOK AÇIĞIZ

 

Çok büyük bir hevesle çalışıyoruz. Birbirimizi arayıp “Sana şöyle bir şaka buldum” dediğimiz zamanlar oluyor. Birbirimize “Onu orada şöyle yapsan çok daha iyi olabilir” diyebiliyoruz. Bir dizide bunu partnerine söylesen bozulabilir ama burada hepimiz birbirimize karşı son derece açığız.

 

AYŞEGÜL AKDEMİR: KİMSEDE EGO YOK

 

BKM’ye gerçekten koşarak geliyoruz. Ekipteki kimsede ego yok. İşimizi de birbirimizi de çok seviyor ve çok eğleniyoruz. Seyircilerimizden “Gülmeye ihtiyacımız var, işten yorgun argın eve gelip ekranda sizi görünce mutlu oluyoruz” gibi yorumlar almak en büyük motivasyonumuz.

 

KULİSTEN NOTLAR

 

-Ekipten Aziz Aslan, Onur Buldu ve Çağlar Çorumlu bağlama çalıyor. Bazen çekimden sonra kulisteki büyük masanın etrafında ekipçe toplanıyorlar. Genellikle Onur Buldu çalıyor, Meltem Yılmazkaya söylüyor. Meltem’den en çok ‘Eleskere’ adlı uzun havayı seslendirmesi isteniyor.

 

-Sanılanın aksine ekibin yemeğe en düşkün ismi Onur Atilla değil, Erdem Yener. “Erdem’in döneri, köftesi, tantunisi eksik olmaz” diyorlar. Aziz Aslan’la özdeşleştirilen cümleyse “Arkadaşlar Türk kahvesi alır mıyız?”.

 

-Zaman zaman kuliste kermes düzenleniyor. Herkes evden bir şeyler getiriyor, beraberce yiyorlar. Ekibin favori lezzetiyse Onur Buldu’nun teyzesinin yaptığı sarmalar.