‘Ev Kuşu’nun bir günü

Hafta içi her gün saat 13.00’te Show TV ekranlarında yayınlanan ‘Evrim Akın ile Ev Kuşu’ programının çekimlerinde Evrim Akın ve ekibine eşlik ettik. Kâh ağlayıp kâh gülen ama enerjisi hiç bitmeyen Ev Kuşu, “Her evin ayrı bir hikâyesi var ve her gittiğim aile bireylerinin ismini ezbere biliyorum. Hepsini çok seviyorum” diyor

 

 

 Gerçekten çok yorucu bir iş yapıyorsunuz. Sürekli hareket halindesiniz. Aileyle tanışma, ev için plan proje, alışveriş derken gününüz çok yoğun geçiyor.

 

Sabah erkenden başlayıp bazen gece yarısına kadar sürebiliyor. Sürekli bir aksiyon var. Ama bu tam bana göre, ben sakin olamıyorum zaten. Hem oyunculukta hem de ‘Piramit’ programını yaparken böyleydim. Biz ekip olarak oturduğumuz zaman sıkılıyoruz.

 

Set ekibi bazen herkesin işi gücü bırakıp hüngür hüngür ağladığını söyledi.

 

Evet, bazen öyle anlar oluyor ki... Ben çocukluğumdan beridir duygularımı yanımda taşımıyorum ama bazen dayanamıyorum. Üzüldüğüm zaman bunu uzun günlere yaymamaya çalışıyorum. Çünkü üzüntümü bir kenara bırakmazsam ayakta duramam. Allah’tan duygu durumumu çabuk değiştirebilmek gibi bir yeteneğim var.

 

Seyircilerden nasıl geri bildirimler alıyorsunuz?

 

Bana o kadar dua ediyorlar ki bir de oturup o yazılanlara ağlıyorum. Bu ne güzel bir şey bilemezsiniz. Tanımadığınız insanların sizin için, ekibiniz için, kanalınız için dua etmesi. Her şeyden önce böyle bir fırsat verdiği için sevgili müdürümüz Suavi Doğan’a teşekkür ediyorum. Bu onun projesi. İyi ki kabul etmişim. Çok yoruluyorum ama buna değiyor.

 

‘SÜREKLİ DESTEK TEKLİFLERİ GELİYOR’

 

Seyircileriniz arasından, evini değiştirdiğiniz ailelere yardım etmek isteyip size ulaşmaya çalışanlar oluyor mu?

 

Çok. Özellikle kendi arkadaş çevremden çok destek teklifleri oluyor. Birkaç defa aracı olup ulaştırdım. Oyuncu arkadaşım Önder Açıkbaş mesela ciddi bir yardımda bulundu. Seyircilerimizden de destek vermek isteyenler oluyor ama sosyal medyadan buna yetişmem imkânsız. Bu nedenle yardımcı olmak isteyenler C Yapım’ı arayıp ailelere yardımlarını ulaştırabilirler.

 

Günü bitirip evinize gittiğinizde etkisinde kaldığınız bir anınız oldu mu?

 

Safiye Hanım ve oğlu Furkan beni çok etkilemişti. Furkan dünyada vücut kas sistemi büyümeyen 34 hastadan biri. Bir de Müge Hanım ve kanser hastası kızı. Bu iki aile bana çok dokundu. Onları hayatıma taşıdım. Eve gidip ağladım, arkadaşlarımla buluştuğumda anlattım. Çok mağrur insanlar. Eskiden bir laf vardı, ‘fakir ama gururlu’ diye. Böyle insanlar. Belki yokluktalar ve yetemiyorlar evlatlarına ama tertemiz kalpleri var. Galiba temiz kalpli oldukları için ‘Ev Kuşu’ o ailelerin evine konuyor.

Çoğu insan ‘bizi aramazlar ama yine de başvurayım’ diyor. neye göre seçiyorsunuz evini yenileyeceğiniz aileyi?

 

Şu anda önceliğimiz ihtiyaç sahipleri. Ama biz programa başlarken ihtiyaç sahiplerine yardım edeceğiz diye başlamadık. Benimle vakit geçirmek istediği için başvuranlar da var. Orta gelirli ailelere de gittik, öğrenci evine de. Ama başvurular bu yönde gelmeye başladığı için bu şekilde ilerliyoruz.

 

‘Paradan bahsetmek dünyanın en çirkin şeyi’

 

 ‘Ev Kuşu’ en küçük detaylara bile dikkat ediyor. bütçesi de yüksek bir program...

 

Evet. Matematik hesapları yapılıyor. Boruların yeri, köşeler, açılar, çok fazla ayrıntı hesaplanıyor. Ekstra durumlar olabiliyor ama bizim politikamız şu: Paradan bahsetmiyoruz. Dünyanın en çirkin şeyi paradan bahsetmektir. Müdürümüz Suavi Doğan’ın da bizim de özellikle isteğimiz bu. Para lafı geçmesin. Gönül yapmanın maddi karşılığı yoktur.

 

Yaptığınız işin manevi olarak size çok büyük bir tatmini var. Hayatınızda en çok neyi değiştirdi?

 

Evet, manevi yönü beni inanılmaz motive ediyor. Bunu her bölümde söylüyorum ‘Böyle bir işte olmayı iyi ki kabul etmişim’ diye. Her evin ayrı bir hikâyesi var, gittiğim her ailedeki bireylerin ismini ezbere biliyorum. Hepsini çok seviyorum.

 

‘Ağlamayacağım diye söz verdim’

 

Programda ani duygu değişimleri olabiliyor. Ağlarken birden gülebiliyorsunuz.

 

Kamera arkasında tüm gün benimle birlikteydin bugün, kimseye bir şey söylemiyoruz. Gördüğün gibi herkes içinden geldiği gibi davranıyor. Ben kimseyi acıtmıyorum. Hatta kendileri ağladığı zaman ben ‘Ağlamayın’ diyorum. Anneme ağlamayacağım diye söz verdim hem.

 

Özel hayatı konuşalım biraz da...

 

Hiçbir şey yok. Ekiple aile oldum ben. Aşk elbette motivasyon kaynağı, aşksız yaşanmaz. Ama ben şu an motivasyon kaynağımı bu işte buldum. Şimdi ‘Piramit’ programım da başlıyor. Sadece pazar günlerim boş olacak. Kim gezer benimle? Kim arkadaşlık eder? Ben olsam etmem. (Gülüyor)