'İnsanları mutlu etmek için önceliklerimden vazgeçtim'

SHOW TV’nin sevilen programı ‘Evrim Akın ile Ev Kuşu’nun yenilenen formatıyla yarın izleyiciyle buluşacak olan Evrim Akın, HT MAGAZİN’e konuştu. İnsanları mutlu etmek için kendi önceliklerinden vazgeçtiğini söyleyen sunucu, “Çayınızı kahvenizi hazırlayın, size misafir olmaya, evinizi değiştirmeye geliyorum” diyor

 

‘Evrim Akın ile Ev Kuşu’ yeni bir formatla ekrana gelecek. Bize yeni formatı anlatır mısınız?

Konsept bambaşka bir hale geldi. Artık ünlülerin evine değil, bizi izleyen insanların evine gidiyorum. Gitmişken de Türk insanının örf ve âdetlerinde eli boş gitmek olmaz, onların evlerinde hayal ettikleri ama gerçekleştiremedikleri bir alanı değiştiriyorum. Eskiye ait ne varsa alıyorum ve yepyeni eşyalar getiriyorum. Tabii bunu tek başıma yapmıyorum. Uygulayıcı ve yapımcı arkadaşlarım var. Öncelikle başvuran kişinin hayatının check-up’ını alıyoruz. Ne sever, ne yer, ne içer, hayat felsefesi, beklentileri nelerdir diye analiz yapıyoruz. Sonra haberi olmadan güzel bir şey yaratıyoruz.

 

‘HINZIR PLANLARIMIZ VAR’ 

 

Evinizi sosyal medyada çok merak ediyorlar. Bahseder misiniz?

 

Ailemle birlikte yaşadığım evin çatı katında ikamet ediyorum. Kocaman bir kütüphanem var. Bir gün evim olduğunda kütüphane yaptıracağım demiştim. Çok fazla kitabım var. Paramın yarısını kitaba, DVD’ye, filme ve ayakkabıya yatırmışımdır. Evimi hep hayal ettiğim gibi şekillendirdim. Salonumda olan büyük kütüphanenin yanında ayrı bir şiir-felsefe kütüphanem var. Duvarda güzel tabloları, mürdüm rengi koltuğu olan loş aydınlatma sistemli bir ev.

 

 Evde düzenli misiniz?

 

Düzensizlerin düzenlisiyim diyebiliriz. (Gülüyor) Ben bir şeyi bir yere koyduysam orada kalmalı. Ve durmasını istediğim yerde kutusuyla durur. Mesela şarj aletim ve ilacım için kendi yaptığım kutularım vardır.

 

Peki evinizin olmazsa olmazları neler?

 

Koltuk tabii ki. Bir dönem koltuksuz kaldım. Koltuğumu değiştirmiştim ve yanlış anlaşılma nedeniyle farklı bir koltuk gelmişti. Bekleme sürecinde koltuksuz kaldım. Benimle dalga geçmek için kardeşim tekli iki yatağı koltuk yapmıştı. Kardeşim de çok yaratıcıdır.

 

Ailece anlıyorsunuz dekorasyondan...

 

Evet, çocukluğumda sürekli evimizin iç dekorasyonunu değiştirirdik. Babam çok sıkılırdı. 2-3 yılda bir eşya değiştirirdik. Ama yanlış anlaşılmasın çok zengin olmakla alakası yok. Üstelik demokratik bir aile olduğumuz için bizim de fikirlerimizi alırlardı.

 

“Bir insanın evinin dekorasyonu onun karakterini yansıtır” derler. Bu yoruma katılıyor musunuz?

Evet. Bir insan evini dekore etmek istiyorsa “Ben yapamam, edemem” demesin. İş kendini tanımakla başlıyor. Biz de bu yüzden bu programda evine gideceğimiz insanın hayatının check-up’ını alıyoruz. Onu tanımak adına. Ben ne istediğimi biliyorum; bir evde yaşarken beni ne huzurlu ne huzursuz eder. Bugüne kadar 150 ünlünün evini gezdim. Artık kimin evinde neyin olması ve olmaması gerektiğini çok iyi biliyorum

 

 Bize 150 ünlünün evini gösterdiniz. Peki sizin evinizi de görecek miyiz programda?

 

Finalde olabilir. Hınzır planlarımız var. Önce insanları mutlu edeyim sonra bakın benim evim de böyle diyeceğim.

 

‘EKRAN ÖNÜNDE OLDUĞUM GİBİYİM, ROL YAPMIYORUM’

 

Sunuculukta olduğu gibi oyunculukta da başarılısınız. Sırrınız ne diye sorsam...

Netim, olduğum gibiyim. Rol yapmıyorum. Oyunu sadece elime teks verirsen ve bu karakteri oynayacaksın dediğinde yapıyorum. Hayatımda yalan yok, belki bundandır. Ne hissediyorsam, ne istiyorsam söylerim. Hesapçı değilim. Annem “Hâlâ bir çocuk algısındasın” diyor. Aslında dünya bunu hak etmiyor ama hak eden insanlar var. Onlar da beni anlıyor ve izliyorlar. Bu da bana yetiyor.

 

‘SAHNE VE TELEVİZYON ÇOCUKLUK HAYALİMDİ’

 

Sizin de hayallerinizde pembe panjurlu ev var mı?

 

Herkesin vardır ama güç ve kariyer bunun üzerine çıktığı için bence bilinçaltında çok aşağılara itilmiştir. Kendimden yola çıkarak söylüyorum. Benim çocukken de ev kurayım, aile kurayım gibi bir hayalim yoktu. Benim hayalim hep oyuncu olmak üzerineydi. Önce sahnede, sonra televizyonda olmaktı. Öyle de oldu. Ama bazen, hormonel de olabilir, geliyor öyle istekler. O zaman ne yapıyorum biliyor musunuz? Evde üç tane çocuğum var zaten; iki köpek, bir kedi. Onlara sarılıyorum, o duygularım gidiyor.

 

Evlilik önceliğiniz değil yani..

 

Klişe olacak ama kader kısmet. Bilmiyorum hayırlısı. Şimdi benim için öncelik kimi daha fazla mutlu edebilirim. Evine gidip neyi onun hayalindeki gibi yapabilirim, onunla nasıl güzel vakit geçirebilirim. Kendi önceliklerimden de vazgeçtim.

 

Eşyaların ruhları var mıdır?

 

Ben olduğunu düşünüyorum. Çünkü eşyayı yapan bir insanın enerjisi o eşyaya geçiyor. Ayrıca gözümüzle baktığımız her şeyin Tanrı’nın yansıması olduğuna inanıyorum. Bu nedenle hem kul için hem yaradan için o eşyalara zarar verilmemesi gerektiğine inanıyorum. Mesela benim evimdeki koltuk ve yatak hariç her şey el işçiliğidir. Evimin o yüzden bir ruhu var. Her gelen de bunu söylüyor.

 

Sizin için marka mı önemli, yoksa kalite mi?

 

Kesinlikle kalite. Bu insan için de geçerli. Bir şeyin kaliteli olması önemlidir. İlla adının Ayşe, Mehmet gibi markalaşmış olması gerekmiyor. Evimin yanındaki pazardan alışveriş yaparım. Özellikle Bodrum’da, tatil yerlerinde pazar gezmeyi çok seviyorum. Pazardan aldığın bir şeyi öyle bir kombinlersin ki, harika görünür. Bir markanın çorap serisini almıştım, 5 yıl olmuş, hâlâ duruyorlar mesela.