"Sevdiğim insanlar evime misafir olacak "

GEÇMİŞTE SHOW TV’de yayınlanan ‘Var Mısın Yok Musun’ yarışmasıyla herkesin sevgisini kazanan Nursel Ergin, 5 Ocak’tan itibaren hafta içi her gün ‘Nursel’in Mutfağı’ isimli programla yine Show TV ekranında sevenleriyle buluşacak.

 

Programda ev sahibi olup en doğal haliyle misafirlerini ağırlayacak olan Ergin ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik...



‘AĞIRLAMA SIRASI ARTIK BENDE!


- ‘Nursel’in Mutfağı’ yakında SHOW TV ekranında olacak. Daha önce ‘Mutfağım’ programını yapmıştınz. Bu programda neler olacak?



‘Mutfağım’ 3 yıl boyunca yaptığımız ve devamlı olarak gezdiğimiz, evlere misafir olduğumuz bir programdı. O kadar güzel dostluklar kurduk, öyle güzel ilişkilerimiz oldu ki ben de onları kendi evimde ağırlamak istedim. O kadar çok gezdik ve yorulduk ki birçok kez “Acaba kendi evimizde misafir mi ağırlasaydık?” dedik. Kars’taki çok sevdiğim ablamı kendi evimde ağırlama fikri beni çok heyecanlandırıyor. İstanbul’u hiç görmediyse İstanbul’u gezeriz. Onun evinde yaptığı ve benim çok beğendiğim yemeği bu kez benim evimde birlikte yaparız. Bizim kültürümüzde iade-i ziyaret var. Gittiğimiz yerlerde o kadar güzel ağırlandık ki şimdi ben heyecan içerisindeyim. Sıra bende! Onları yedirmek, içirmek, gezdirmek istiyorum. Misafirperverlik Türk milletinin içinde var. Anadolu’da bunu gösterdik, şimdi İstanbul’da göstereceğiz.

 

- ‘Nursel’in Mutfağı’ sadece yemek üzerine bir program mı olacak?

 

Nursel’in yaşamı desek daha doğru olur aslında. Evimiz Çengelköy’de, çok güzel bir mahallede. Orada kasabımız, manavımız var. Belki bir gün spor yapar, programı öyle açarım. Belki bir gün yatağımdan kalkıp başlarım güne. Gelecek olan konuğuma, o gelmeden ikramlık bir şeyler hazırlarım. Gelen misafire göre, zamanla şekillenecektir bazı şeyler. Öyle güzel bir enerjimiz var ki bomba şeyler çıkacağına inanıyorum.

 

‘ÇOK DEĞİŞİK BİR PROGRAM OLACAK’

 

- Sohbetlerinizde sadece Anadolu’dan gelen misafirleriniz mi olacak yoksa belli konular için uzman insanları da çağıracak mısınız?



Tamamen arkadaş ilişkisi olacak. Benim en sevdiğim şey mutfak ve oturma odasının bir olmasıdır. Çünkü arkadaşımla bir şeyler yapmayı aynı zamanda da onu didiklemeyi, hayatında neler olduğunu öğrenmeyi herkes gibi ben de çok severim. 3 yıl önce gördüğüm birinin çocuğu ne yapıyor? Okul mu kazandı? Kocası emekli oldu mu? Bunun gibi şeyleri merak ediyorum. Programda hem merakımı gidereceğim hem de misafirlerime aklımda kalan en sevdiğim yemeklerini yaptıracağım



- 3 yıl boyunca Türkiye’yi gezip birçok yemek tattınız. Sonrasında bunları deniyor musunuz?



Arkadaşlarım “Sen çok değiştin, yemek yeme tarzın değişti” diyor. Önce buna itiraz ettim ama sonra düşününce o kadar farklı yemek kültürü gördüm ki gerçekten değişmiş olabilir. Hayatımda beyran diye bir şey duymamıştım mesela. Antep’te yedim ve hayatıma girdi. Yemek yaparken “Ayşe Abla bunu yapmıştı” deyip uyguladığım oluyor. Bazen tarifleri birbirine karıştırdığım oluyor.



- Sizin tariflerinizi programda görecek miyiz?



Ben çok güzel yemek yaptığımı düşünmüyorum ama yiyenler beğeniyorlar. Gelen misafirlerim için sürpriz tariflerim olacak. Bazen misafirim geç gelebilir, o gelmeden ondan öğrendiğim bir şeyi yapabilirim ama bu her gün olacak veya belirli aralıklarla olacak bir şey değil.



-Hep misafirdiniz şimdi ev sahibi olacaksınız. Bu durum size ne hissettiriyor?



Ben gerçek hayatta da misafir ağırlamayı çok severim. Çok heyecanlıyım çünkü değişik bir program olacak. Bir kere gerçek olacak, her şey samimi... İnsanlar Tokat’tan gelip sarma yapacaksa bu Tokat yaprağıyla olacak. İlla oradan gelmesi gereken her şey oradan gelecek. Evimizin bir bahçesi var, orada sebze yetiştireceğiz. Salata yaparken kendi bahçemizden ürünler kullanacağız. Misafirlerimiz bize tohum getirecekler, biz ekeceğiz. Her kullandığımızda misafirimizi hatırlayacağız. Aslında program yapıyormuş gibi düşünmüyorum. Ben sevdiğim insanları evimde ağırlayacağım. Konuk olmayacaklar misafir olacaklar. Aynı zamanda benim hayatımı da görecekler.



‘Bireysel olarak sevilmek DAHA AVANTAJLI’


- Dizi ve tiyatro oyunculuğu yaptınız. ‘Nursel’in Mutfağı’ dışında projeleriniz var mı?


Oyunculuk başta çok sıcak gelmişti ama çok fazla dizi, oyuncu ve oyuncu olmak isteyen insan var. Bireysel olarak sevilmek daha avantajlı. Dizide bir karaktere bürüneceğim ama insanlar Nursel’i çok seviyorlar. O yüzden de bu şekilde devam ediyorum. Tiyatro devam ediyor. Anton Çehov’un ‘Ayı’ isimli oyununda oynuyorum. ‘Nursel’in Mutfağı’ ile aynı dönemde girecek. 



‘En büyük hedefim kızım’



-Geleceğe dönük planlarınız neler?



Hayattaki en büyük hedefim kızım. O benim projem gibi. Her şey onun için iyi olsun istiyorum. Para kazanmayı, iyi anne ve iyi insan olmayı onun için istiyorum. Onu çok güzel yerlerde görmek istiyorum. Çok para kazanmasından bahsetmiyorum, mutluluğu içinde yakalayabilsin istiyorum. Bu konuda da kızım Bengü’ye iyi örnek olduğumu düşünüyorum.



- Kızınızla beraber üniversite okumayı hayal ettiğinizi söylemişsiniz. Hâlâ böyle bir düşünceniz var mı?


O benim hâlâ çok kıskandığım bir şeydir. İnsanların üniversite anılarını anlatması belki de utandığım, yara olarak gördüğüm bir şeydir. Ama hayal gibi geliyor. Öyle söylediğimle kaldım galiba.