Güz Kumpanyası, 2003 yılında ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu çatısı altında, kültürel sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği belirsiz, derin, olgun ve engin 'Büyük Anadolu'dan beslenmiş, beslenmekte olan ve daha da besleneceğe benzer tınıların izinde, mütevazı bir müzik dürtüsü ile yola çıktı. Halis zeybeklerin, bize gittikçe uzaklaşan kantoların, bilinçaltımızdaki türkülerin, masalsı İstanbul tangolarının, soylu Klasik Türk Müziği eserlerinin, naif İzmir şarkılarının ve de diğer metruk müzik biçimlerimizin limanlarına demir atıp soluklandı. Buralardan devşirdiği esini, kimi zaman kendi ürettiği ezgilere şevk ile kardı. Önündeki unutulmaya yüz tutmuş hazinenin özüne ölesiye sadık, fakat işlemeye sıra geldiğinde kendi içgüdülerini dercetmekten de çekinmeyen Güz Kumpanyası için bu tınılar artık bir tutkudur. Bu tutku, içsel sesini besler. Hüznünün, kanayan yarasının, sevisinin, düşünün ya da mutluluğunun ifade biçimidir. Yani, Kumpanyanın özü ve sözü birdir.
|