Başbakan Erdoğan, AKP grup toplantısında konuşuyor... İşte Başbakan'ın konuşması: İki kıtayı birleştirmek 150 yıl önce hayali kurulan ve tasarlanan bir projeydi. İlk ray kaynağıyla yeni safhaya geçildi. Asya ile Avrupa yakasında 40 istasyon inşa ediyoruz. Bu proje ile Gebze ile Halkalı'yı birbirine bağlamıyoruz. Londra'yı Pekin'e bağlıyoruz. Haftaiçi Ankara'da gerçekleştirdiğimiz kentsel dönüşüm projesi dünyanın en büyük kentsel dönüşüm projesidir. 7.5 milyon metrekarelik bir alanda gerçekleştirdiğimiz projede 30 bin kişiyi tahliye ettik. Bu kentsel dönüşüm projesiyle birlikte Ankara yeni bir şehir kazanacaktır. Projede şimdiye kadar 6500 gecekondu yıkıldı. 3426 konut kura çekimi sonrasında sahiplerine teslim edildi. Geriye teslim edilmesi gereken 4716 konut kaldı. Geçtiğimiz iki hafta uluslararası temaslar açısından çok yoğun geçti. Bizim Türkiye olarak ne Suriye'de ne Irak'ta ne de bölgenin başka bir ülkesinde herhangi bir grubun, mezhebin yanında olmamız veya karşısında olmamız düşünülemez. Mezhep çatışmalarının yüzyıllar boyunca bu bölgeye çok ağır fatıralar ödettiğini biliyor, yeni çatışmaları engellemeye çalışıyoruz. MALİKİ'YE UYARI Irak Başbakanı Maliki'nin Türkiye bizim içişlerimize karışıyor yaklaşımını çok çirkin buluyoruz. ABD, İngiltere Irak'a girdiklerinde bize de davet geldiği zaman biz girdmedik. Irak'taki kardeşlerimiz istemediği için girmedik, biz istenmediğimiz yerde bulunmayız. Sayın Maliki’nin şunu bilmesi gerekir; siz bir mezhep kavgası içinde Irak’ta böyle bir çatışma sürecini başlatırsanız biz buna da seyirci kalamayız. Siz milyonlarca kilometre öteden gelenleri evsahipliği ile karşılayacaksın, evinde ağırlayacaksın sonra sınır komşun Türkiye'ye içişlerimize karışma diye açıklama yapacaksın. Bu nasıl bir siyaset anlayışı. Irak'la yakından uzaktan ilişkisi olmayanlara hoşgeldiniz diyeceksiniz, onlara yönelik eleştirinmiz olmayacak, sınır komşunuz olan Türkiye'ye bizim içişlerimize karışıyor diyeceksiniz. Bundan sonraki süreci de takip edeceğiz. Irak yönetiminin sorumlu bir tutum sergilemesini bekliyoruz. Siz aynı hükümette ortağınız bulunan siyasetçilerin, bakanların evlerinin önüne tank yerleştireceksiniz, kusura bakmayın kimse size adil yönetim söyleyemez. Suriye'de azınlığın çoğunluğa zulüm ettiği değil çoğunluğun sözünün geçtiği bir yönetim anlayışını savunuyoruz. Bölgede mezhep çatışması çıkartmaya çalışanlar Kerbala'da peygamber torunu katledenler gibi tarih sayfasında karanlık harflerle yazılır. Kardeşine silah doğrultan Yezit'tir. Diyor ki Hz. Ali, "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır". Irak yönetimi akan kardeş kanınını görmüyorsa Hz. Ali'nin bu sözünü örnek almalıdır. Gün muhasebe yapma, akan kanı durdurma için samimi çaba gösterme günüdür. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmeye, dostane tavsiyelerimizi dost ülkelere aktarmaya devam ediyoruz. FRANSA'YA CEVAP Dün bildiğiniz gibi Fransız senatosunda çok az bir üyenin katılımıyla siparişbir oylama yapıldı. O karar bizim için tamamen yok hükmündedir. Ortaçağ zihniyetinin tekrar hortlatılması anlamındaki bu karar Avrupa değerlerine karşıdır. Tarih parlamentoda yazılamaz, yargılanamaz. Bu hatanın telafi edileceğine dair umudumuzu koruyoruz. Hiç kimsenin Türkiye üzerinden siyasi rant sağlamasına izin vermeyeceğiz. Buradan sağduyulu Fransız siyasilere, entellektüellere ve vatandaşlara sesleniyorum, bu karar düşünce özgürlüğü katliamıdır. Yapılan Türkiye düşmanlığı üzerinden oy devşirmedir. Bu olay karşısında sessiz kalanlar Avrupa'da faşizmin ayak seslerini duymazdan gelirler. Bu mesele açık bir şekilde ırkçılıktır. Fransa'daki bu küçük ırkçı zihniyete Türkiye ile kavga ediyor payesini vermeyeceğiz. Biz büyük ülkeye yakışan vakur bir şekilde davranacağız. Şu anda hala sabır dönemindeyiz. Ne kadar Türkiye düşmanlığı yaparsa yapsın Sarkozy, geçmişi İspanya'dan kaçıp Osmanlı'ya sığınan Musevilere dayanıyor. Osmanlı hoşgörüsünü unutamaz. Sarkozy'i Fransız halkının takdirine bırakıyorum. Etap etap yaptırımları uygulayacak, hiçbir geri adım atmayacağız. Gelişmelerin seyrine göre adımlarımızı atacağız. BDP'YE 'VİCDAN' ÇIKIŞI Uludere'de yaşanan olayları biliyorsunuz. PKK ve yandaşlarının olaya istismar odaklı yaklaşanlar yanında biz samimiyet ve hassasiyetle yaklaşıyoruz. Zaten istismar odaklı yaklaşanlar olayı ve Uludere'yi unuttular. Ama biz samimiyetle bu işin üstündeyiz. Soruşturmaları yakından takip ediyoruz. Acaba bu istismarcılar Hakkari'de polis otobüsüne saldırırken öldürdükleri Zeki Yeşil kardeşimin, Bingöl'de canlı bombanın üzerine kapanan kardeşimin hesabını verebilecekler mi? Vicdanı hatırlayan BDP'lilere soruyorum, samimiyseniz Bingöl'de çocuklarını korumak için canlı bombanın üzerine kapanan kardeşimiz için neden gözyaşı dökmediniz? İstanbul'da otobüsün içinde molotofla öldürülen genç kızımız için neden gözyaşı dökmediniz? Her şeyi geçtik 14-15 yaşında dağa giden ve robotlaştırılan gençler için neden gözyaşı dökmediniz? Uludere için güvercin oldunuz da neden Diyarbakır'da bir mağarada örgüt tarafından günlerce işkence görerek öldürülen kızlar için neden örgüte şahin kesilmediniz? Zeki Yeşil kardeşimiz Çanakkale'de üniversite okuyordu, öğretmen olmak istiyordu. Hakkari'de bombayla öldürüldü. Hayalleri öldürüldü. Uludere'de gözyaşı dökenlerin gözyaşı timsah gözyaşlarıdır. Biz bu yola annelerin gözyaşının ideolojisi yoktur diyerek yola çıktık. Biz ölenin mezhebine, milletine bakmadan canlar solmasın diye yola çıktı. Biz insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla bu yola çıktık. 24/1/2012 12:12:05 |
|||||
Diğer Haberler
|
|||||

|



