FRAGMANI İZLE
''Bize daha çok sevgi lazım''

''Bize daha çok sevgi lazım''

Pazartesi akşamlarına damga vuran, Show TV’nin sevilen dizisi ‘Çukur’da Mihriban karakterini canlandıran Gamze Dar, “Maalesef hayatta bazı şeylerin üstünü kapatıp yaşamaya devam ediyoruz. Ama biz ‘Çukur’la yüzleşmenin gerekli olduğunu hatırlattık” diyor.

Milyonları ekrana kilitleyen dizi ‘Çukur’da İdris’e âşık olan, Vartolu Sadettin’in annesi Mihriban rolüyle dikkat çeken Gamze Dar ile keyifli bir sohbete imza attık. Canlandırdığı karakterle, bizi Vartolu’nun gizemli çocukluğuna doğru çıkardığı yolculukta duygudan duyguya sürükleyen başarılı oyuncu, diziye dair önemli anekdotları ve Çukur’un Vartolu’su Erkan Kolçak Köstendil ile olan arkadaşlığını anlattı.

‘Çukur’ dizisinin bir parçası olmak size ne hissettiriyor?

Özel hissettiriyor. Tüm karakterlerin ayrı ayrı hikâyeleri ve sırlarla dolu merak edilen bir geçmişi var. Oldukça dişe dokunur bir diziyi seyircilerin beğenisine sunduğumuzu düşünüyoruz.

‘MİHRİBAN, PES ETMEYEN BİR KADIN’

Canlandırdığınız ‘Mihriban’ karakteri oldukça dikkat çekti. Bize Mihriban’ı sizin gözünüzden anlatır mısınız?

Hayatı türlü türlü talihsizliklerle geçen Mihriban, pes etmeyen bir kadın. Âşık olduğu İdris’e bir türlü ulaşamıyor. Sevdiği adamdan çocuğu olmuş ama bu duyguyu onunla paylaşamıyor. Evinde hapis gibi yaşamış olsa bile çocuğuna bambaşka bir dünya kurup, bu dünyanın içine sevgi tohumları ekebilmiş.

Mihriban, İdris’e çok âşık. İdris de ona âşık mı?

Mihriban, İdris’i çok seviyor. Bu kadar sevmese zaten bir yolunu bulup Sultan’ı alt eder. Sadece hapishaneye girdiği dönemde Mihriban ile aralarına bir soğukluk girmiş. Yoksa İdris de Mihriban’a karşı boş değil.

‘Mahalle kültürü giderek değişiyor’ yorumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yakın bir zamana kadar insanlar kapılarını kilitlemeden evlerinde rahatça oturabilirdi. Bu kültüre gözümüz gibi sahip çıkmalıyız.

Sosyal medyada çok sayıda Arap hayranınız var. Bu ilgiyi nasıl yorumluyorsunuz?

Evet paylaştığım her fotoğrafın altını yorumlarıyla dolduruyorlar. İlgilerini enteresan buluyorum. Ancak küresel ölçekte bilinir ve sevilir olmak gurur okşayıcı.

‘BİZE DAHA ÇOK SEVGİ LAZIM’

Diziden arta kalan zamanınızda çocuk oyunculara, oyuncu koçluğu yapıyorsunuz. Bu alandaki çalışmalarınıza ne zaman başladınız?

‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisiyle bireysel olarak çocuk oyuncu koçluğu yapmaya başladım. Diğer projelerimde de bunu sürdürdüm. Geçtiğimiz yaz ‘Dünya Çocukları Derneği’nin kurucu üyelerinden biri oldum. Çocukları sanatsal aktivitelere götürüp, insanlarla kaynaşmalarını sağlıyoruz.

Günümüz çocukları teknolojinin içinde büyüyor. Bu onlar için bir dezavantaj mı?

Teknolojinin içinde doğdukları için hem avantajlı hem de dezavantajlılar. Kimi çocuklar hayatı sadece tabletten ibaret sanabiliyor. Bazı ebeveynler de kaçış olarak teknolojik aletleri kullanabiliyor. Çocuklar teknolojik ürünlerden aldıkları uyaranlarla orayla bağımlılık kuruyor ve doğal hayattan bihaber olabiliyorlar. Dengeyi iyi kurmak lazım. Bize daha çok sevgi lazım. Sevginin bütün kanalları açtığını düşünüyorum.

Gamze Dar, Ercan Kesal’ın performansını kusursuz olarak tanımlarken, “Ercan abi çok gerçek ve etkileyici biri. Çözümleme yeteneği de oldukça kuvvetli” diyor.

‘İnsan kendisiyle yüzleşmeli’

‘Çukur’da yüzleşme serisi tüm heyecanıyla sürüyor. Bundan sonra neler olacak?

Geçmişte halının altına süpürülen her şeyle yüzleşilecek. Yavaş yavaş parçalar birleşmeye başlayacak. Mihriban için bir aydınlanma olacak.

İnsanın kendisiyle yüzleşmesi kolay bir şey midir sizce?

İnsan kendisiyle yüzleşmeli. Biz maalesef hayatta bazı şeylerin üstünü kapatıp yaşamaya devam ediyoruz. Ama biz ‘Çukur’la yüzleşmenin gerekli olduğunu hatırlattık.

Beyazperdede olmaya sıcak baktığını söyleyen oyuncu, “Karakter ve film türü kısıtlamam yok” diyor.

‘Erkan okulda elinde kamerasıyla gezerdi’

Erkan Kolçak Köstendil ile Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’ndan aynı dönemde mezun olmuşsunuz. Okul yıllarında nasıl bir diyaloğunuz vardı?

Erkan ile dostluğumuz 13 yıl öncesine dayanıyor. Sette ilk gün beni “Anacığım hoşgeldin” diyerek karşıladı. Erkan okul yıllarında elinde kamerasıyla gezerdi. Yazdığı senaryoları arkadaşlarına okutur, kısa filmler çekerdi. Şimdi ise sette sürekli bizi motive ediyor.

Röportaj: Arif Hür

HT Magazin

Yeni fragmanlar, son bölümler ve en etkileyici sahnelerden anında haberdar olmak ister misin?