Tuğçe Karabacak: ‘Aşktan kaçamazsın’

SHOW TV’nin çarşamba akşamları ekrana gelen ve büyük ilgi gören dizisi ‘Aşk Laftan Anlamaz’da kötü ama bir o kadar da eğlenceli karakter Didem’i canlandıran Tuğçe Karabacak’la keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Didem’e çok uzak bir kişiliği olduğunu söyleyen Karabacak, resim tutkusundan özel hayatına kadar hakkında merak edilenleri anlattı

‘Aşk Laftan Anlamaz’da Didem karakterini canlandırıyorsunuz. Didem nasıl biri?

Didem zekâsını sadece erkekleri elinde tutmak ve egosunu tatmin etmek için kullanıyor. Didem’i bunun dışındaki hiçbir şey ilgilendirmiyor. Murat’a çok takıntılı. Güzelliği üzerinden kendini tatmin ediyor. Kötülük yaptığının farkında değil. Yaptığı şeyin başka birine zarar vermesi onun umurunda değil. İnsanlara eziyet etmek, birilerinin ayağını kaydırmak ona komik geliyor. O sadece egosunun hizmetinde. Didem için Murat’ın ilgisini çekebilmek her şeyden önemli. Kötülük zekâ gerektiren bir şey ve bu kız aynı zamanda saf.

Beş bölümü geride bıraktınız, seyirciden nasıl yorumlar alıyorsunuz? 

Didem’in kötü de olsa kızılamayacak bir tarafı olduğunu söylüyor izleyiciler. Özellikle mimiklerimle ilgili çok güzel yorumlar aldım. Doruk’u oynayan Oğuz (Karbi) anlatmıştı, yolda durdurup ‘O kız gerçekten öyle mi?’ diye soruyorlarmış. İnsanların Didem karakterine inanması beni çok mutlu ediyor.

Didem karakterinin üzerinize yapışmasından korkuyor musunuz?

Böyle bir şey olacağını hiç sanmıyorum, bugüne kadar çok farklı karakterler canlandırdım. Zekâ özürlü bir kızı, bir hayat kadınını ve aşkı için her şeyi yapabilecek bir kadını canlandırdım. Didem çok dikkat çekici oldu. Bunun farkındayım ama asla tek bir karaktere bağlı kalamam.

‘Aşk Laftan Anlamaz’ı nasıl anlatırsınız?

Aşktan ne kaçabilirsin ne de zorlayabilirsin. Aşk laftan anlamaz çünkü. Aşkta ikisi de bir işe yaramaz. Didem zorlasa da Hayat kaçmaya çalışsa da aşk yine bildiğini okuyor.

‘Hayalperest bir insanım’

 

Didem’i anlattınız biraz kendinizden bahseder misiniz?

Etrafımdakiler duygusal olduğumu söyler. İnanılmaz hayalperest bir insanım. Kendime ait bir masal dünyam var. Hayal dünyamı dışa vuran bir insan değilim. Sanırım bu yüzden resim yapıyorum.

Sizin için seksi yorumu yapılıyor. Siz kendinizi seksi buluyor musunuz?

Hepsini içimizde barındırıyoruz sadece ortaya çıkardığımız ortamlar farklı. Dışarıda oldukça çocuksuyum, bunu çok duyuyorum. Bu kendimi seksi hissetmediğim anlamına gelmiyor ama çocuksu yanım ağır basıyor.

Güzellik yeteneği ikinci plana atıyor mu?

Eğer güzelliğini dert ederek oynuyorsan bu bir sorundur. İnsan her zaman güzel olamaz. Oyuncu ‘Ağlarken güzel miyim’ diye düşünmez. Doğal hali etkiler seyirciyi. Güzel olan gözler değil, bakıştır. 

 

 

 

‘Kendimi resimle ifade ediyorum’

Oyunculukta sizi çeken şey neydi?

Küçüklüğümde oyunculuk hayalleri kuran biri değildim. Lise ve üniversitede resim bölümünde okudum. Etrafımdakiler beni buraya itti. Ben de şansımı denemeye karar verdim.

Resim çalışmalarınız devam ediyor mu?

Bu aralar pek vaktim olmuyor ama uygun bir vakit bulduğumda kişisel sergimi açmak istiyorum. Ben hep resim yapan, piyano çalan bir kızdım. Kendimi resim yaparak ifade ediyorum. Çok şımarıkça gelebilir ama sevmediğim şeyi yapamıyorum. 

 

‘İlk görüşte aşk surettir’

 

Sevgiliniz var mı? 

Hayatımda biri yok. Bir ilişkiden yeni çıktım. Bir insan karşına çıkar ve onunla birlikte olmak istersin. Vakitle, zamanla, mantıkla alakalı değil bunlar. 

Nasıl biri sizi mutlu eder?

Sadece mutluluk veren insanların hayatımda olmasını istemek büyük acımasızlık. Kaslı, çok akıllı gibi siparişlerim hiç olmadı. O an bir şey görürsün ve âşık olursun. İnsanların birbirine daha tahammüllü ve sabırlı olup zaman vermeleri gerektiğini düşünüyorum.

İlk görüşte aşka inanır mısınız?

Hayır asla. Tanımadan nasıl sevebilirsin ki. İlk görüşte aşk surettir. İnsan tanıdıkça sever. 

Bir ilişkiyi ne bitirir?

Sevgisizlik. Sevginin olmadığı hiçbir ilişkide bulunmam.