Kış Güneşi’nin aksiyonu bol

Show TV’nin sevilen dizisi ‘Kış Güneşi’nde Burak karakterini canlandıran Emre Bulut’la buluştuk. İlk televizyon tecrübesini yaşayan çiçeği burnunda oyuncu, gerçek hayatta da dizide canlandırdığı karaktere çok benzediğini söylüyor. Bulut’la set arkasını, gündelik yaşamını ve hayranlarını konuştuk...

 

- Oyunculuk serüveniniz nasıl başladı?

 

Oyunculuk küçüklüğümden beri istediğim bir şeydi. Kendimi hep izlediğim filmlerdeki bir karakter olarak hayal ederdim. Hayalimi gerçekleştirmek için eğitim almak istedim ama babam “Bize yakışmaz, oyuncular aç geziyorlar” dedi. O yüzden tiyatro bölümüne giremedim. Yakın bir bölüm seçmek için Yeditepe Üniversitesi’nde sanat yönetimi okudum. Sonra oyunculuk için Vahide Perçin ve Altan Gördüm’ün okulu ‘Akademi 35Buçuk’a başvurdum. Böylece serüvenim başlamış oldu. Birkaç reklamda oynadım, ‘Kış Güneşi’ de ilk dizi deneyimim oldu.

 

‘DİZİNİN SETİ BENİM İÇİN OKUL OLDU’

 

- Televizyondaki ilk deneyiminiz olması size ne hissettiriyor?

 

Çok heyecanlıyım. İlk zamanlar daha çok heyecanlıydım. Hiçbir terimi anlamıyordum. Reklam çekimlerinde yanlış yapınca o sahneyi baştan çekiyorsunuz. Dizide bozduğum sahneler oluyordu, “Oğlum devam etsene” diyorlardı. Buna ilk başlarda hemen alışamadım. Ne deseler “O ne?” diye soruyordum. Yeri geldi dublaja da gittim. Parayla satın alamayacağım bir eğitime girdiğimi söyleyebilirim. Her şeyi orada öğrendim, benim için bir okul oldu.

 

- Burak rolünü nasıl aldınız?

 

Çok yakın bir arkadaşım var, onun yardımıyla audition’a girdim. Süreç biraz zor ilerledi ama oldu. En büyük dezavantajım tanınmayan biri olmam ve televizyonda ilk tecrübem olmasıydı. Hocanın benim ismimde ısrarcı olması sayesinde seçildim. Risk aldı aslında, başka isimler de oynayabilirdi. İlk dizi için çok iyi bir rol bence.

 

‘ÇALIŞIRSAN GÜVENİN DE GELİR’

 

- Kendinize güveniyor musunuz?

 

Evet. Hatta eskiye oranla daha da fazla güveniyorum. Çalışırsan zaten kafan rahat olur, güvenin de gelir. Elinden gelen her şeyi yapacaksın, gerisini Allah’a bırakacaksın.

 

- Peki çok çalışıyor musunuz?

 

Evet çok çalıştım ve çalışıyorum. ‘Kış Güneşi’ için öncelikle işe karakteri anlamakla başladım. Zaten Burak bana çok benzeyen bir karakter. Balıkçılık yapan biri. Benim dedem de balıkçıydı. Hatta şu an çekimlerin yapıldığı yerde balıkçılık yapıyordu. Sahnelerde Şükrü Özyıldız’la gerçekten midye çektik, balık tuttuk. Zorlanmadım.

 

- Dizide Efe’yle Burak çok yakın arkadaş. Gerçek hayatta da arkadaşlıklarınız çok kuvvetli midir?

 

Elimden geleni yaparım. Onlar da benim için yaparlar. Dizideki Efe ile Burak beraber büyümüşler. Aralarında kan bağı olmayan bir kardeşlik var. Benim de öyle kardeşliklerim olduğu için pek yabancı gelmiyor.

 

‘ŞÜKRÜ İYİ VE EĞLENCELİ BİRİ’

 

- Şükrü Özyıldız’la aranız nasıl?

 

Aramız iyi, güzel bir bağ kurduk. Şükrü iyi ve eğlenceli biri. Set dışında da konuşuyoruz.

 

- ‘Kış Güneşi’nin gelecek bölümlerde seyirciyi ne gibi sürprizler bekliyor?

 

Çoğu dizide 20 bölümde ortaya çıkacak olan olay, bizde 2 bölümde netleşebiliyor. Her bölüm hızlı geçiyor. Bizim dizinin aksiyonu bol. Dizi beğeniliyor. Sadece beni görmek için izlemeye başlayan arkadaşlarım, dizinin çok sıkı takipçisi oldu. Heyecan, aşk, aksiyon, intikam var. Türk halkı bu tarz hikâyeleri seviyor.

 

- Size bakınca kas çalıştığınız hemen anlaşılıyor. Erkek oyuncuların kas takıntısı mı var?

 

Evet çalışıyorum. Bu duruma sanki şartlanıyoruz. Düzgün bir fizik olsun, maksat o.

 

- Neden kas yapmaya şartlanıyorsunuz?

 

Bilmem. Aslında kaslı değil de esnek olmak daha iyidir. Bir yandan da boks yapmaya çalışıyorum, o biraz o duruşu yumuşatıyor. Sadece kas yaparsan kütle olursun. Hem zaten ben çok kaslı değilim. Dezavantajı var, her rolü alamayabilirsin. Çok kaslı olan adama hep koruma, bodyguard rolü veriliyor. 

 

- Gündelik hayatınızda neler yaparsınız?

 

Fitness ve boks çalışıyorum. Şan eğitimine başladım. Köfte dükkânım var. Çekimler başladığında dükkânım yeni açılmıştı. Senelerce dövizcilik yaptım, Kapalıçarşı’da pırlanta işi yaptım. Diziden sonra Kapalıçarşı’da çok konuşulmaya başlandım. İçimdeki esnafı öldürmedim. O bir yerde hep var. En güzeli kendi paranı kazanmak.

 

- Sevgiliniz var mı?

 

Gönlüm boş ve uzun zamandır kimseye açmadım. Şu an kafam hep işte. Ekstra öyle bir sorumluluk yüklenmek istemiyorum. Tabii böyle şeylerde büyük konuşmamak lazım. Annem ayda 1 kere “Köyden kız bulacağım sana” diyor ama şu an evlenmeyi düşünmüyorum. 

 

 

 

Yeni fragmanlar, son bölümler ve en etkileyici sahnelerden anında haberdar olmak ister misin?