‘Kış Güneşi, televizyonda yeni bir kapı açtı’

SHOW TV’nin sevilen dizisi ‘Kış Güneşi’nde Seda karakterini canlandıran Başak Parlak, “Televizyonda her şeyin benzer hale geldiği dönemde ‘Kış Güneşi’ yeni bir kapı açtı. Dizinin içeriği sadece aşk ve ihtirastan ibaret değil. Bir yandan da adamın benliğini bulma çabası var. Yani aksiyon, macera var” diyor

 

- ‘Kış Güneşi’ndeki hangi özellik sizi etkiledi?

 

Önce hikâyesi etkiledi. Son zamanlarda bana gelen senaryolar hep birbirine benzer şeylerdi. ‘Kış Güneşi’ televizyonda her şeyin benzer hale geldiği bir dönemde daha iyi, yeni bir kapı açtı. Dizinin içeriği sadece aşktan, ihtirastan ibaret değil. Bir yandan da bir adamın benliğini bulma çabası var. Yani aksiyon, macera var. Bunların hepsi bir arada olunca benim de kadroya dahil olacağım neredeyse belliydi.

 

- Diğer dizilerin aksine ‘Kış Güneşi’ çok hızlı ilerliyor...

 

‘Kış Güneşi’nin hikâyesi 2-3 kişinin üzerine kurulmadığı için çok kollu, çok değişken bir senaryo var. Bambaşka bir hikâye. Tek, sıkıcı bir şey anlatmıyoruz. Dolayısıyla olay yönünden hiç sıkıntımız yok. Her bölüm ayrı bir final gibi aslında. Daha çok olay olacak.

 

‘KENDİMİ DENEMEK İÇİN IYI BİR TERCİH OLDU’

 

- Bu dizinin kariyerinize nasıl bir etkisi olacağını düşünüyorsunuz?

 

Ben bir işte önce hikâyeye ve bana gönderilen karaktere bakıyorum. İstiyorum ki oynayacağım şey diğer kadınlardan biraz farklı olsun. Dizinin en kötü karakteri ben değilim ama kötü bir karakterdeyim. İnsanlar çok sevimli bulmuyor olabilirler. Sosyal medyadan “Ya ne yaptın? Biz seni çok seviyoruz. Niye kötü karakteri oynadın?” gibi yorumlar geliyor. Ancak bir yandan da kötü karakteri oynamak çok keyifli. Yüzüm genelde naif bulunur, daha iyi kızlara evrilirim ama kötü karakter de iyi gidiyor işte. Seda’da fark yaratmaya çalışıyorum. Biraz kendimi denemek, sınırlarımı genişletmek için Seda iyi bir tercih oldu.

 

- Sizce Seda’nın aşkı gerçek mi?

 

Dizinin başında Seda’nın kötü karakter olduğunu düşündük çünkü arkadaşı Nisan’ın kocası Mete’yle beraber oluyor. Fakat Mete’yle birbirlerine âşıklardı. Mete, Nisan’dan boşanmaya karar vermişti. Seda “Bu adamın karısından boşanmasını sağlayayım, çok zengin olayım” diye düşünen bir kadın değil. Birbirlerine âşıklardı fakat Mete yok artık. Seda çaresiz kaldı. Âşık olduğu bir adam vardı ama şimdi başka bir adam var karşısında. Çok zor durumda. Bir de hamile...

 

‘KÖTÜYÜ OYNAMAK ÇOK KEYİFLİ’

 

- Başroller genelde masum, saf oluyor. Kötü kadından başrol olmaz mı?

 

Keşke kötü başrol olsa. Kötüyü oynamak çok keyifli. Kötü karakterler dizilerdeki her karakterle etkileşim halinde olabiliyor. İyi karakterlerin duvarı, sert çizgileri var. Seda karakteriyle ikisi arasındaki ayrımı gördüm. İyi karakterler kendinden bekleneni yapıyor.

 

- Seda karakteri nasıldır, sınırları nedir, sizinle arasındaki farkları nelerdir?

 

Seda karakterine alışmak kolay olmadı benim için. Seda en yakın arkadaşının kocasıyla beraber. “Nasıl yaparım, nasıl ilerletirim bunu?” diye düşündüm. Ama Seda’yı yargılamayı bırakıp onun hissiyatına biraz yaklaşınca “Bu kız aslında kötü bir kız değil” dedim. Bu, herkesin başına gelebilecek bir şey. Bazı insanlar önüne hemen bir duvar örüp bunun olmasını engelleyebilirler ama Seda kalbinin götürdüğü yere gidiyor. Seda’nın gidebilmesi de hayranlık uyandırıcı bir yandan. Çünkü çok cesur. Benzer noktamız hiç yok.

 

- Tiyatro nasıl gidiyor?

 

Oyunumuzun adı ‘Siz Tek Ben Hepiniz’. Tatavla’da oynuyoruz. Şaft Tiyatro’nun oyunu. Çekirdek bir ekibiz. Oyun bir kara komedi. Ben bir hayat kadınını oynuyorum. Başlarda sahnede olmaktan korkuyordum ama çok keyifliymiş. Başı sonu belli bir karakter üzerine çalıştığımız için tiyatronun karakter yaratmakta büyük yardımı oluyor.

 

‘İşe giderken mutlu olmak çok güzel’

 

- Oyunculuk sizin için ne ifade ediyor?

 

Hayatımın her yerinde. Ekran önünde olmak günlük hayatınıza da sirayet ediyor. Sosyal medyadan gelen mesajlar, yorumlar sürekli oyunculuğu size hatırlatıyor. Oynadığınız hikâyeden kopamıyorsunuz. Oyunculuk hayatımdaki her şey. Bu yüzden de benim çok az oyuncu arkadaşım var. Çok yakın oyuncu arkadaşlarım da var tabii ama sektör dışından insanlarla arkadaşlık kurmayı daha çok seviyorum. Çünkü uzaklaşmak gerekiyor. Kendimi soyutlayabilmek için arkadaşlarımı farklı alanlardan seçiyorum.

 

‘Oyunculuk hayatımdaki HER ŞEY’

 

- Oyunculuğa erken başladınız. Hayatınızda ne gibi farklar oluştu?

 

Oyunculuk hayatımın her yerine sirayet ediyor ama benim için bir meslek. İşe giderken mutlu olmak çok güzel. Birçok insan sevse bile mesleğinden ve çevresinden sıkılıyor. Bizim avantajımız hep başka karakterler canlandırıyoruz. Her projede çevreniz, çalıştığınız yer ve insanlar değişiyor. Zor kısmı her an birileriyle karşılaşmak. Belki derdimi anlatıyorum veya sevgilimden ayrıldım ama o an çevrenizdeki insanların sizden beklediği bir şey var.

 

- Neden oyunculuk değil de uluslararası ilişkiler okudunuz?

 

Kenarda bir alternatif olsun istedim. Oyunculuğa başlarken çok gençtim. “İleride ya başka bir şey yapmak istersem” diye düşündüm. Yaptığımız iş çok kaygan, bugün varsın yarın yoksun. Biri sizin için iyi düşünürken diğeri “Yok ya bu kız altından kalkamaz” diyebilir. İlk başlarda bu durum daha yıpratıcıydı. Defalarca “Bu işi yapabilir miyim?” diye düşündüğümü hatırlıyorum.

 

‘Âşıkken aşırı mutlu oluyorum’

 

- Seda’nın aşkından bahsettik. Siz aşkı nasıl yaşarsınız?

 

Eğer sevdiğim, âşık olduğum biri hayatımdaysa aşırı mutlu oluyorum. Orası hayatımı çok etkiliyor. İşlerim iyi gitmese bile iyi giden bir ilişkim varsa çok mutlu bir insan haline dönüşüyorum. “Hayat ne kadar güzel” diye uyanmışlığım var.

 

- TNK Grubu’nun solisti Caner Karamukluoğlu ile berabersiniz. İlişkiniz ne zamandır devam ediyor?

 

Altıncı ayın içindeyiz. Çok eski değil aslında ama iyi gidiyor. Caner, çok iyi bir müzisyen. Hayatıma çok olumlu etkileri var. Aslında genel hayat ve yaşam biçimi olarak biraz farklıyız birbirimizden. Ortada bir yer bulduk, birbirimize bir sürü şey öğretiyoruz. Böylesi çok keyifli oluyor. Caner bana göre daha gececi. Ben daha gündüzcüyüm. Bir şekilde ortak noktalar bulup eğleniyoruz.

 

- Birikte neler yapıyorsunuz?

 

O benim yaptığım işleri izliyor, ben onun şarkılarını dinliyorum. TNK Grubu olarak yeni bir albüm çalışmasındalar. Kayıt aşamasında yanlarında olmak da çok keyifli. Uzun zamandır takip ettiğim bir gruptu.

 

- Yeni albümde Caner Bey’in size yazdığı bir şarkı var mı?

 

Hayır. Birine şarkı yapmak Caner’in tarzı değil. Öyle yaşamıyor. Siz dinlerken “Birine yazmış, aşk acısı çekmiş” diye düşünebilirsiniz ama o başka bir şey düşünerek yazabiliyor. Ama kimse dinlemeden şarkıları dinliyor olmak benim için çok keyifli.

 

- Evlenmeyi düşünüyor musunuz?

 

“Evlilik için çok küçüğüz” demek istemiyorum ama henüz hayatı tanıyoruz. Kariyere odaklanmış durumdayız. Şu an evlilik kafasında değiliz.