‘Asla Vazgeçmem’de herkes kendinden bir şey buluyor’

SHOW TV’nin sevilen dizisi ‘Asla Vazgeçmem’in ‘Cahit’i Tugay Mercan, dizinin başarısının sırrını şöyle açıklıyor: “İzleyenler, dizideki farklı karakterlerin hikâyelerinde kendilerinden bir şeyler buluyor”

 

Melodram dizilerin sevilen oyuncusu Tugay Mercan gerçek hayatta nasıl biri?

 

Neşeli, mutlu, heyecanlı, yerinde duramayan bir yapım var. En dikkat çekici özelliklerimden biri de çok titiz olmam. Mesela evim genç evi değildir. Titizlik hem avantaj hem de dezavantajım. Yetiştirilme tarzımdan böyle oldum sanırım.

 

‘TV KARiYERiM ASLI ENVER SAYESiNDE BAŞLADI’

 

Profesyonel olarak oyunculuğa tiyatro sahnesinde başladınız. Televizyona geçişiniz nasıl oldu?

 

Konservatuvar dördüncü sınıfa kadar hiçbir dizi ve filme oyuncu olarak girmedim. Özel üniversitede çok zor şartlarda okuyordum. Bu nedenle önceliğim okulu bitirmekti. Okula girdiğimde birçok insanın şöhret olmak için derslere geldiğini gördüm. Bunu yanlış bulmuyorum, herkesin kendi tercihi ama benim için süreç böyle gelişti. Televizyon kariyerim, dördüncü sınıftayken konservatuvardan arkadaşım Aslı Enver sayesinde başladı. Beni bir yapım şirketine götürüp diziye soktu. Bana “Hadi” diyen ilk kişi o oldu.

 

Üniversite eğitiminizi neden zor şartlarda tamamladınız?

 

Özel üniversiteyi kazanınca babam “Kendin ödersin” dedi. Okuldayken tiyatroda çalışmaya devam ettim. Rahmetli Müşfik Kenter çalıştığım tiyatronun genel sanat yönetmeniydi. Kendisi bana okuldan burs aldı. Kalanını da tiyatrodan aldığım parayla ödüyordum.

 

Mesleğe başladığınız günden bu yana bakış açınızda ne değişti?

 

İlk zamanlar amatör olduğum için heyecanlıydım. O zamanlar hayatı bilmiyorsunuz, her şeyi bir kere sahneye çıkmak zannediyorsunuz. Yaşım ilerledikçe ve hayatı gördükçe yapacağım daha çok şey olduğunu gördüm.

 

‘Asla Vazgeçmem’ dizisinde Cahit karakterini oynuyorsunuz. Cahit’le benzer özellikleriniz nelerdir?

 

Cahit çok merhametli ve sabırlı. Merhamet duygusu içinde hatalar yapıyor. Ama ben hiç sabırlı değilim. 2-3 kere uyardıktan sonra kim olursa olsun benim için biter.

 

Dizinin beğenilmesinde sizce etken nedir?

 

Yaşadığımız toplumda duygularımız bastırılıyor, insanlar rahat yaşayamıyor. Hayatlarında çok ilginç şeyler yaşasalar bile örf âdet yüzünden anlatamıyorlar. Kendilerine bir sınır çizmiş oluyorlar. Bu nedenle izleyenler farklı karakterlerin hikâyelerinde kendilerinden bir şeyler buluyor.

 

‘ENTRİKA, DİZİLERİ ÇEKİCİ KILIYOR’

 

 Çoğu dizide entrikanın ön planda olduğunu görüyoruz. Toplum olarak entrikayı seviyor muyuz sizce?

 

Ben kendimden örnek vereyim, diyelim ki ben evliyim ama başkasıyla da bir ilişkim var. Bu benim için çok karmaşık bir şey. İnsanın ruh sağlığını bozabilecek bir durum. Aldatmak benim için hırsızlık demek, birinden bir şey çalmak demek. Ama entrika olması dizileri çekici kılıyor.

 

‘Perküsyon ve klarnet çalıyorum ’

 

Oyunculuk dışında nelerle uğraşıyorsunuz?

 

8 senedir klarnet çalmaya çalışıyorum. Çalması zor bir alettir ama bir yatkınlığım vardı. Elime ilk alışımda ses çıkardım. Perküsyon da çalışıyorum. Bir dönem profesyonel olarak futbol oynadım. Snowboard da yapıyorum.

 

 İleride albüm yapmayı düşünüyor musunuz?

 

Hayır. Bu kalkıp da 2 gün sonra “Ben popçu oldum” demek gibi bir şey olur. O kadarını yaparım diye düşünmüyorum. Benim için bu sadece bir uğraş.

 

‘Ünlü birine âşık olmak zorunda değilim ’

 

Aşk söz konusu olduğunda nasıl birisiniz? Nasıl kadınlar ilginizi çeker?

 

Her an herkese âşık olabilecek biriyim. Ünlüyüm diye ünlü birine âşık olmak zorunda değilim. Öyle bir dünyam yok. Mesela otobüs durağında duran bir kadına da âşık oldum. Bir kadının beni etkilemesi için çok güzel olmasına gerek yok. Saçının rengi, parfümü veya konuşması beni etkileyebilir.