‘Kadının kalbinin nerede attığını çok iyi biliyoruz’

Show TV’nin perşembe akşamları milyonları ekrana kilitleyen dizisi ‘Asla Vazgeçmem’in yıldızlarından Şafak Pekdemir’le Old City Komedy Club’da bir araya geldik. Güzel oyuncu, İclal’i, hayallerini ve sevgilisi Umut Kurt’la ilişkisini HT Magazin’e anlattı. Senaryonun kendisini heyecanlandırdığını söyleyen Pekdemir, “Her bölüm İclal’in ne yapacağını merakla bekliyorum. Onu oynamak hoşuma gidiyor. İclal gerçek bir karakter. Başta ‘kötü kadın’ dediler ama değil. İclal sadece canı yanmış bir kadın” diyor.

 

- ‘Asla Vazgeçmem’ ikinci sezondur başarılı bir şekilde yoluna devam ediyor. Bu süre içinde İclal karakterinde etkilendiğiniz yönler oldu mu?

 

İclal çok memnuniyetsiz biri. Ben memnun olmadığım bir şey olduğunda içimde tutar, karşımdakine çok yansıtmazdım. İclal ise en ufak bir memnuniyetsizliğinde hemen oflamaya başlıyor. İclal’den sonra sanki hayatımda bunu daha çok yapar oldum. Hatta İclal’den bile daha çok ofluyorum artık.

 

- Başarınızın sırrı ne?

 

Senaristlerimiz Melis Civelek ve Sırma Yanık’ın büyük etkisi var. Kadının kalbinin nerede attığını çok iyi biliyoruz. Bizde işler ilerliyor, durağan ve yavaş bir tempomuz yok. Heyecan ve merak izleyiciyi her hafta ekrana kilitliyor. Ben İclal gibi kadınlar tanıyorum. Nur ve Aytül gibi kadınlar da var. Bunlar hayattan uzak şeydeğil. İclal zengin ve güçlü bir kadın, arkasında annesi olduğu için vazgeçmiyor. Onun durumunda olup da imkânları olmayan kadınlar İclal’i destekliyor.

 

‘KAMERA ARKASINDA EĞLENİYORUZ’

 

- İclal’i destekleyenler onun haklı olduğundan yola çıkıyordu ancak Fırat’la yaşadıklarından sonra haklılığını kaybettiğini düşünüyor musunuz?

 

İclal biraz hırsına kurban gitti. Ama bugüne kadar hiç sevilmemiş bir kadın. Çok sevmiş, âşık ama hiç sevilmemiş. Karşısına bir adam çıkıyor ve ona aşkla bakıyor. Ne isterse yapacağını söylüyor. Güvenirsin, sen de ben de güveniriz. Ama “Bunu nasıl yaparsın” diyenlerin yanında “Bak, kadını ne hale getirdiler” diyenler de oldu. Hangi taraftan baktığınızla alakalı.

 

- Duygusal yükü ağır bir senaryonuz var. Bu durum sete nasıl yansıyor?

 

İkinci sezondan sonra bazı şeyler normalleşti. Kamera önünde ağlayıp kestiğimizde eğleniyoruz. Birbirimize takılıp dizinin komedisini yapıyoruz.

 

- ‘Asla Vazgeçmem’ üçüncü sezonda devam edecek mi?

 

Hiçbir fikrim yok, ancak reytinglerimiz şu an gayet iyi, çok memnunuz. Ama ne olur, inanın bilmiyorum. Üçüncü sezon olursa İclal’in yapacaklarından korkuyorum. (Gülüyor)

 

- Rahat ve maskülen bir yanınız var. İclal bu anlamda sizi zorluyor mu?

 

İclal, kadın gibi kadın. Sürekli bakımlı, makyaj yapan, giyim tarzıyla her daim dikkat çeken biri. Makyajı yapıp kostümü giyince kendinizden sıyrılıyorsunuz.

 

- Geceleri uyumadığınızı söylemişsiniz. Bu alışkanlık ne zaman başladı?

 

Üniversite sınavına çalışırken geceyle gündüz bende yer değiştirdi. Sonrasında da toparlayamadım. Karanlığı aydınlıktan daha çok seviyorum. Gece uyuduğumda bir şeyleri kaçırıyormuşum gibi geliyor.

 

- Mesleğe başlamadan kimlerle çalışmayı hayal ederdiniz?

 

Ortaokula gederken ‘Yılan Hikâyesi’ vardı. Her kız gibi ben de seyrediyordum. Çocukken de Şener Şen, Haluk Bilginer, Zafer Algöz, Güven Kıraç’ı beğeniyordum. Beğendiğim isimler yaşıma göre biraz garipti. “Ay ne kadar yakışıklı oyuncu” diye değil de “Oyuncu olsam kızını oynasam” diyordum.

 

‘Seyirci Yiğit ile Nur’un aşkına inandı

 

- İclal, Yiğit’in karısı ama sanki araya giren oymuş gibi bir algı var izleyicide...

 

Seyirci Yiğit ile Nur’un aşkına çok inandı çünkü. Gerçek ve saf aşkı görünce her şeyi kabul ediyoruz. Bu yüzden İclal’in haklılığını gözden kaçıranlar oldu. İclal’i daha kötü oynasam hiç sevilmeyecekti. Ben hep İclal’in kötü biri değil, aksine komik bir kadın olduğuna inandım. Gelen sevgi mesajları da bundan dolayı. Aksi halde lanet bir kadın olurdu.

 

- “Senaryomuz heyecanlı” dediniz. Sizi hâlâ şaşırtıyor mu?

 

Her bölüm İclal’in ne yapacağını merakla bekliyorum. Onu oynamak hoşuma gidiyor. İclal gerçek bir karakter, karton değil. Başta “Kötü kadın” dediler, hayır değil. İclal sadece canı yanmış bir kadın.

 

 

'EVLİLİK İÇİN KÜÇÜĞÜM'

 

- ‘Plan yapmıyorum’ dediniz ama özel hayatınızda durum nasıl? Sevgiliniz Umut Kurt’la evlilik planı var mı?

 

Ben evlilik için küçüğüm. (Gülüyor) Daha kariyerimin başındayım. Yeni yeni şekilleniyor. İleride ne olur bilmiyorum.

 

- Sektörden biriyle beraber olmak ilişkiyi nasıl etkiliyor?

 

Umut sevgilim olmak dışında benim en iyi arkadaşım oldu. Bir sıkıntım olunca benim aklıma ilk Umut’u aramak geliyor. Insanların arkadaşını arayıp rahatlamak istediği zamanlarda ben Umut’u arıyorum. Benden deneyimli olduğu için sözleri beni yönlendiriyor.

 

- Siz de sevgiliniz de oyuncu olunca çevreniz sadece oyuculardan mı oluşuyor?

 

Benim çok fazla oyuncu arkadaşım yoktur. Üniversiteden ve çocukluk arkadaşlarım vardır. Zafer Abilerle Umut aracılığıyla tanıştım. Belirli mekânlara gittiğimiz için var olan 90 kişinin yarısını tanıyorsun. Sürekli aynı insanları görünce bir tanışıklık oluyor. Zaten aynı memlekette aynı işi yapan insanlarız. Ama herkesin birbiriyle çok samimi olduğuna inanmıyorum.

 

‘Hayalim arabesk müzikal yapmak’

 

 

- Kariyeriniz için planlarınız neler?

 

Öyle uzun uzun planlar yapmıyorum. Çünkü sıkılıyorum. Gelen iş veya her neyse hissettirdiği duyguya göre kararımı vermeye çalışıyorum. Tabii ki yapmak istediğim birçok hayalim var. Mesela bir hayat kadınını canlandırmak isterim. İstediğim renkli karakterleri tiyatroya saklıyorum. Bir de müzikal hayalim var. Arabesk müzikal yapmayı çok istiyorum.

 

- Arabesk müzikal fikri nasıl ortaya çıktı?

 

Arabesk dinlemeyi çok seviyorum. “Dinlemem” dinyenlere inanmıyorum. Bu toprakların insanıysan o şarkıları dinliyorsun. Yıllar önce şehir tiyatrolarında ‘Çılgın Dünya’ diye bir oyun vardı. Akıl hastanesinde hastaların hepsi dertlerini arabesk şarkılarla söylüyordu. Bu memlekette bu işi çok iyi yapan insanlar var. Bu proje birkaç seneye yapılır. 

 

‘Emeğimizin karşılığını alıyoruz’

 

- Bir işe başlarken öncesinde olumsuz düşündüğünüzü, kendinizi en kötüsüne hazırladığınızı söylemişsiniz. ‘Asla Vazgeçmem’e başlarken de benzer fikirler oluşmuş muydu?

 

Kesin tutar dediğimiz işlerin bittiği bir dönem yaşıyoruz. Negatiflikten kastım, devam edemezsek üzülmeyelim diye yaptığım savunma mekanizması. “Ya olmazsa” tedirginliği hep içimdeydi, ama reytinglerde birinciliği gördüğümüzde o sıkıntılar yerini keyfe bırakıyor. İki sezondur emeğimizin karşılığını yükselen bir başarıyla alıyoruz.