'Acı Aşk’ın matematiği doğru’

HT MAGAZİN / Neziha KARTAL

 

SHOW TV’nin sevilen dizisi ‘Acı Aşk’a Adanalı aşçı Elmas karakteriyle dahil olan Asuman Dabak, ‘Acı Aşk’ı başarıya taşıyan şeyin senaryosunun doğru matematik üzerinden yürümesi ve usta isimlerin kadroda denge sağlaması olduğunu söylüyor. Dabak, son dönem dizilerde öpüşme sahnelerinin artmasına karşı olduğunu “Televizyonda sanat yapılmıyor. Televizyondan para kazanıyoruz. İyi ki de var ama olur olmaz yere gençlerin reyting uğruna öpüştürülmesine karşıyım” sözleriyle dile getirdi.

 


■ ‘Tatlı Hayat’taki Menekşe karakterinden başlayarak birçok karakteriniz çok sevildi ve fenomen oldu. Bu karakterler size böyle mi geldi, yoksa siz mi bu hale getirdiniz?

Vallahi her ikisi de oluyor. Gelen karakterin enerjisi yüksek olunca ben de coşturuyorum. Sonrasında ise enerjik bir karakter olunca ben akla gelmeye başlıyorum. Menekşe karakteri okullarda oyunculuk dersi olarak gösteriliyormuş. Arkadaşlarım söyledi, çok mutlu oldum.

■ ‘Acı Aşk’ dizisinin kadrosuna Adanalı aşçı Elmas olarak dahil oldunuz. Elmas nasıl bir karakter?

Elmas aklına ilk geleni söyleyen bir kadın. Erkan Can’la birlikte sahnelerimiz var ve Reşat dayıyı daha şimdiden çileden çıkarmaya başlıyor. Başına buyruk, kalbi temiz, bildiğini okuyan ve bunu karşısındakine de empoze etmeye çalışan bir kadın.

■ Diziye nasıl dahil oldunuz?

Aslında başlamış işlere girmeyi tercih etmiyorum. Oyunculuk hayatım boyunca hep sıfır kilometre işleri tercih ettim. Ama bu işi gördüm ve beğendim. Dizi doğru bir matematik üzerinden yürüyor.

■ ‘Acı Aşk’ın önceki bölümlerini nasıl buldunuz?

Genç arkadaşlarımız var. Onların tecrübesiz olması dikkat çekiyor ama yetenekli ve gayretli oldukları belli oluyor. Kast doğru seçilmiş. Zaten Erkan Can, Hüseyin Avni Danyal ve Neriman Uğur bu işin bel kemiği. Dizinin sacayağı çok doğru kurulmuş. Dolayısıyla dizi istikrar tutturmuş. Alperen ve Sezgi’yle bir araya geldim. Öğrenme heyecanıyla dolular. ‘Hocam bunu nasıl yapalım’ dediklerinde biz de elimizden gelen yardımı yapıyoruz.



Dabak, “Farklı rollerde başka ruhlar bulabiliyorsanız bu ince işçiliktir. Aynı gibi görünüp farkı yaratabilmek başarıdır” diyor.

■ Sahneleriniz genellikle Erkan Can’la. Onunla çalışmak nasıl?

Erkan çok eski arkadaşım. Oyuncu olarak doğmuş aktörlerden bir tanesi. En önemlisi çok iyi bir insan. Onunla çalışmak büyük bir keyif.

■ İnsanlar ‘Acı Aşk’ı neden seyretmeli?

Çok hayatın içinden, çok gerçek hikâyeler var. İnsanlar kendilerinden bir parça görecekler. Seyirci yelpazesi oldukça geniş bir iş. Her yaş grubundan insana hitap ediyor.

‘HEPİMİZ BİRER ŞİZOFRENİZ’

■ Oyunculuğu başarılı yapan şey nedir?

Kendi tarzınızı belirlerseniz yaptığınız insanların gözüne batmıyor. Türkiye’de çok iyi komedyenler var ama onları takip etmek yerine kendi tarzınızı oluşturabiliyorsanız samimi oluyorsunuz. ‘Mış gibi yapmak’ yerine o olursanız yaşayan bir karakter çıkıyor. Yaptığım her şeye çok inanıyorum. Burada şizofrenik bir durum da var ama her oyuncunun içinde şizofreni vardır. Hepimiz küçük birer şizofreniz. Sete gelince kostümle birlikte o kişiyi giyiyoruz. Asuman’ı set dışında bırakıyorum.

■ Türkiye’de oyuncu ve komedi oyuncusu gibi bir ayrım var mı?

Komedinin kaşesi daha az oluyor. Acıyı seven bir millet olduğumuzdan dram önde geliyor. Güldürürsen komedyensin değilsen oyuncusun. Ben iki alanda da rüştünü ispat etmiş bir oyuncu olduğum için Gani Müjde ‘Asuman’ı nereye koysan gider’ der.

‘Ekranda güzel adam istiyoruz’

■ ‘Komedi oynamanın güzel yanı kimse öpüşmemi istemiyor’ diye bir açıklamanız olmuştu...

Hikâyenin damarını oluşturmuyorsa, bir konuya hizmet etmiyorsa neden salya sümük öpüşeyim. Televizyonda sanat yapılmıyor. Televizyondan para kazanıyoruz. Gençlerin reyting uğruna öpüştürülmesine karşıyım.

■ Sektörde erkeklerin dış görünüşleriyle öne çıkması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Nihayet. (Gülüyor) Kadın yaratılış olarak zaten estetik ve güzeldir. Ekranda güzel adamlar görmek istiyoruz.