‘Acı Aşk son yıllarda yaptığım en iyi dizi müziği'

Son günlerde SHOW TV’nin ilgiyle izlenen dizisi ‘Acı Aşk’ için yaptığı müziklerle adından söz ettiren ünlü müzisyen Kıraç, “Ukalalığı sevmem ama benim yaptığım müzikler kendinden bahsettiriyor” dedi ve ekledi: “Diziden duygusal olarak çok etkilendim. Haftanın 4 günü bu işe mesai harcıyorum.

 

2015 nasıl geçti?

Ülkemiz ve dünya için korkunç bir yıldı. Çocuk ölümleri, çocuk istismarları... Daha ne olabilir ki? Dünya yeniden soğuk savaş dönemine girdi. Batı’nın yıllardır istediği bizde kutuplaşma yaratmaktı. Toplum olarak hepimiz aynı gemideyiz, battığında herkes boğulur gider. Bu coğrafyanın en büyük garantisinin Atatürk aydınlanması olduğu unutulmamalı.

 

‘BIR MUCİZE BEKLİYORUM’

 

 2016’dan beklentileriniz neler?

 

Bir mucize bekliyorum. Türkiye’nin kendine geleceği, aklını toparlayacağı bir şok bekliyorum. Biz bu topraklarda en az 2000 yıldır bulunuyoruz. Herkes kendine gelmeli.

 

 ‘Acı Aşk’ dizisinin müzikleriyle bir kez daha adınızdan söz ettirdiniz. Bu süreçten biraz bahseder misiniz?

 

Dizinin müzikleri 14 enstrümantal ve 1 normal şarkıdan oluşuyor, dijital platformda satışta. ‘Acı Aşk’tan duygusal olarak çok etkilendim. Şu sıralar haftanın 4 günü ‘Acı Aşk’a mesai harcıyorum. Son yıllarda yaptığım en iyi dizi müziği. Yönetmenin ve oyuncuların insanüstü bir gayreti var. Karakterleri de sevdim. Sabredilirse diziden başarı öyküsü çıkacak. İlerleyen bölümlerde müziklerin biraz daha sakin olacağını söyleyebilirim. Temalarımız çok güzel.

 

‘DİZİ MÜZİĞİ İÇİN 2 AKOR YETMEZ’

 

Bir dizinin tutmasında müziğin etkisi yüzde kaçtır? Zaman zaman ön plana çıkabilir. Son 10 yılda adından söz ettiren dizilerin müzikleri konuşulmadı. Ukalalığı sevmem ama benim yaptığım müzikler kendisinden bahsettiriyor. O yüzden Kıraç’ım. Dizilerin müziklerine dikkat çektim. Ben dizi müziği yapana kadar dizi müziklerinden bahsedilmezdi. 13 yılı aşkın bir süredir bu işi yapıyorum ‘Zerda’, ‘Bir İstanbul Masalı’ ve ‘Aliye’nin müzikleri hâlâ hatırlanıyor.

 

Yaptığınız müziklerin zaman zaman dizilerin önüne geçtiğine de şahit olduk...

 

Dizinin ön plana çıkmasını istiyorum ama böyle bir yargı oluştu. Müzik yapmak için bahane arayan bir adamım. Şarkılarımda ön plana çıkarmayacağım yaklaşımı dizilerde çıkarabiliyorum. Dizi müziği yapmak için 2 akor yetmez, armoni bilmek gerekir. Müzisyenler klasik müziği de bilmek zorunda.

 

‘ARTIK ALBÜM YAPMAYACAĞIM’ 

 

Yeni bir albüm var mı?

 

2014’te çıkardığım ‘Çık Hayatımdan’dan sonra albüm çıkarmama kararı aldım. Elimde 10-11 tane şarkı ver, bunları belirli zaman aralıklarında dinleyicilerle buluşturacağım. Müzik artık meta olarak bir ekonomik değer ifade etmiyor. Albüm diye bir mantık da kalmadı. Zannediyorum yaza kadar 2-3 şarkı klipleriyle çıkacaktır.

 

Müziklerinize nasıl bir hissiyatla söz yazıyorsunuz?

 

Söz yazabilmek için müzisyen olmak yetmiyor. Küçüklüğümden beri ciddi bir sinema geçmişim var. Daha dizi müziği hayatımda yokken, film müziklerini kimler, nasıl yapmış diye araştırdım. Edebiyat ve şiiri de seviyorum. Komple sanatla iç içe bir insanım.

 

 Türk müziği hakkında neler düşünüyorsunuz?

 

Türk müziğinde şu an yalnızca bir tarz var. Hep aynı altyapılar, içi boş şarkılar. Günümüz şarkıları birbirine benzemiyor, hepsi aynı. Özne ve yüklemlerin yeri değişiyor sadece.

 

Önümüzdeki aylarda çıkacak Zeki Müren’e saygı albümünde siz de yer alacaksınız. Bu albümden bahseder misiniz?

 

Zeki Müren benim için çok değerlidir. Yıllardır toplama albümlerde yer almıyordum. Bu yaklaşımımı Zeki Müren için değiştirdim ve ‘Berduş’ isimli şarkıyı okudum.

 

‘Annenin tek işi çocuk büyütmek olamaz’

 

 Ayşe Şule Bilgiç’le evlisiniz. Manas ve Iraz adlarında 2 çocuğunuz var. Mutluluğunuzun sırrı nedir?

 

Sadece iletişim. İletişim kuramayan insanlar en sonunda savaşır ve dünyayı yok ederler.

 

Cem Davran “Çocuğu anne büyütür, bırakın kariyer tribini” diyerek tepki çekti. Eşi hem kariyer yapan hem de çocuk büyüten bir erkek olarak bu konuda neler söylersiniz?

 

Anne önemlidir ama baba da büyütür. Bence çocuğu daha sağlıklı olabilmesi açısından anne büyütmeli. Bilim adamları ve pedagoglar bize çocuğun anneyi bir organı olarak gördüğünü söylüyor. Annesiz büyüyen çocukların bir organı yok gibidir. Anne ile çocuk arasında organik, baba ile çocuk arasında psikolojik bir ilişki var. Baba arkadaşlığı ve yeni kurulacak ilişkiyi temsil eder. Annenin tek işi çocuk büyütmek olamaz. Evin ekonomik geliri iyiyse anne çalışmayabilir ama mutlaka bir değer üretmelidir. Sadece çocuğa endeksli olmaz.

 

‘Sanatta kariyer planlaması olmaz’

 

Ülkemizde ve dünyada müziğin evrildiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Geriye doğru evrilmek olmaz ama öyle gerçekten. Dünya kötü bir noktaya gidiyor. Hal böyle olunca müziğin tıkandığını söyleyebilirim. Dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bir önceki psikolojik noktada. Felsefi olarak da tıkanıklık var. Dünyada genel anlamda kardeşlik, sevgi, aşk konusunda tıkanmalar var.

 

 18 yılı aşkın bir süredir geniş çevrelerce tanınmayı başarmış biri olarak geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Kariyer planlaması hiç yapmadım. Geçenlerde Twitter’da bir arkadaş “Edebiyat ve müzikte bir kariyer yapmak istiyorum. Ne önerirsiniz?” dedi. Ben de “Sanatta kariyer olmaz” dedim. Sanatta, kariyer planlaması olmaz. Ben yıllarca yurdun çeşitli bölgelerindeki insanların yaşayışlarını ve kültürümüzü şarkılarıma yansıtmaya çalıştım, çalışıyorum. İnsanların beni bağırlarına basıp ailelerinden biri olarak gördüklerini, iyi bir noktada olduğumu düşünüyorum.

 

 Çok fit görünüyorsunuz. Form tutmak için özel bir çalışma yapıyor musunuz?

 

2015’in yazında spor salonlarından haz etmememe rağmen evimin karşısındaki spor salonuna gitmeye başladım. Tam 20 yıl sonra spora başladım yani. Sporun yanında araştırmalar da yapıp doğal beslenmeye çalışıyorum. Canan Karatay’ı takip edip ‘Buğday Göbeği’ ve ‘İlk İnsan Diyeti’ adlı kitapları okudum. 6 ayda 10 kilo verdim. Siyez buğdayı favorim oldu. Bu yoldan dönmeyeceğim.

 

‘Şike iddialarına hiç inanmadım’

 

Sıkı bir Fenerbahçelisiniz. Bu yılki şampiyonluk yarışı hakkındaki düşünceleriniz neler?

 

Yükseleni Çarşı olan biri olarak Beşiktaş ile Fenerbahçe’nin açık ara önde olmasından mutluyum. Beşiktaş çok yürekten oynuyor. Keşke 2 takıma da kupa verilme gibi bir durum olsa.

 

 Sizce Fenerbahçe 3 Temmuz travmasını atlatabildi mi?

 

Fenerbahçe, 3 Temmuz’la beraber tarihsel kimliğini, büyüklüğünü ispatlamıştır ama bu süreci daha atlatamadık. Bize resmen kıyıldı. Şike iddialarına hiç inanmadım. Bu mevzuda Beşiktaş’ın da hakkı yendi. Trabzonsporlular da bu süreci irdelemeli. “Kupayı alalım gerisine karışmayız” anlayışı yanlış. Trabzonspor’un da bir gün şampiyon olup bu özlemini gidermesini isterim. Bir de başkanımız Aziz Yıldırım kimilerine antipatik geliyor olabilir ama öyle değil, kendisini resmen Türk sporuna adadı.