‘Mayıs Kraliçesi’ izleyiciyi şaşırtacak!

Yapımcılığını Birol Güven’in, yönetmenliğini Korhan Bozkurt’un üstlendiği ‘Mayıs Kraliçesi’nin Show TV’deki ekran yolculuğu bugün başlıyor. Kadrosunda, Yağmur Tanrısevsin, Ahmet Olgun Sünear, Samet Sırmalı, Hatice Aslan, Burak Hakkı, Derya Şensoy, Kazım Akşar, Cansın Özyosun, Erkan Taşdöğen, Serhan Onat, Süeda Çil, Dorukcan Özgüler ve Karel Sinem Gürtekin gibi ünlü isimlerin yer aldığı dizi; kızını öldü bilen bir kadın ve öz annesini başka bir kadın sanan kaynak işçisi güzel bir kızın yüreklere dokunacak hikâyesini konu alıyor.

 

YAĞMUR TANRISEVSİN:

‘Nehir kadar güçlü ve cesurum’
 

Merakla beklenen ‘Mayıs Kraliçesi’ bugün izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Neler hissediyorsunuz? 

 

Çok heyecanlıyım. Gece gündüz çalışıp çok emek veriyoruz. Ekip ile çok uyumluyuz, ortaya iyi bir iş çıkacağını düşünüyorum. Bu dizi için ajansım aracılığıyla görüşmeye çağrıldığımda oynayacağım Nehir karakterini duyunca çok heyecanlandım.

 

Kaynakçı Nehir’i biraz anlatır mısınız? 

Nehir bir aileye evlatlık verilmiş ve yıllar sonra da ailesiyle karşılaşıyor. Bunun yanı sıra hayatın zorluklarıyla baş etmeye çalışan bir karakter. Zorluklar onu kaynak işçiliğine sürüklemiş. Nehir’in babası kaynak işçisi olduğu için ondan küçük yaşlarda bu işi öğrenmiş. Babasıyla tersanede büyümüş, mühendis olma hayali var. Rolüm sayesinde kaynak yapmayı öğrendim. Nehir, güçlü bir kadın. Hayatla mücadele eden biri. Dizinin bana büyük sorumluluk yüklediğini söyleyebilirim. 

 

‘Melankolik tarafım var’ 

Yağmur nasıl biri peki? 

Yağmur da güçlü biri. Sıkıntıların üstesinden gelebilirim. Nehir çok cesur, ben de öyleyim. Nehir’in kaynak yapması, motor kullanması benim hoşuma gidiyor. Dramı seviyorum. Biraz melankolik tarafım da var. Nehir’in hayatını okuduğumda etkilendim, kendimi onun yerine koyabiliyorum.

 

İzleyiciler bu diziyi neden tercih etmeli? 

Karakterlerimiz çok yoğun ve derin. Her karakterin hikâyesi var. Bu dizide hikâyenin biteceğini düşünmüyorum. İzleyiciler her bölüm sonrası ‘Acaba bu hafta ne olacak’ diyecek. Bazen ağlatacağız. Mendillerle ekran başına geçebilirler. Bir de Nehir’in hayata karşı dik duruşuyla mutlu olacaklardır. 

 

Ekip hakkında neler söylersiniz? 

Oyuncular arasında iyi bir enerji ve sinerji yakalandı. Özellikle Hatice Aslan’la çalıştığım için çok mutluyum. Bu insanlarla aynı projede yer aldığım için çok mutluyum. Senaryo çok etkileyici.

 

Hayatınızdaki kırılma noktası neydi? 

2009 yılında Mersin’den İstanbul’a gelmem benim için kırılma noktasıydı. Burada kendimi keşfetmeye başladım. Oyunculuk anlamında Mersin’de imkânlar dahilinde çabaladım. Buraya geldiğimde istediğim eğitimleri alabildim. Set ortamına girdikten sonra “Ben oyunculukta mutluyum” dedim. Oyuncu olmasaydım güzel sanatlarda seramikle ilgilenirdim. Hatta şu an hâlâ devam ettiriyorum. Gelecek ile ilgili planlarım yalnızca çalışmak üzerine, kendimi de sık sık eleştiriyorum. 
‘Güneşi Beklerken’den sonra ciddi bir hayran kitlesi oluştuğunu belirten Tanrısevsin, “Sosyal medya aracılığıyla karşılıksız seven insanların olduğunu görmek beni motive ediyor” diyor.

 

SAMET SIRMALI:

‘Bu projeye inancım tam’

Oyunculukta ilk deneyiminizi bu diziyle yaşayacaksınız. Neler hissediyorsunuz? 

Öncelikle bana güvendikleri için yapımcılarıma ve yönetmenlerimize çok teşekkür etmek istiyorum. Oldukça heyecanlıyım, çok güzel bir proje olacağı konusunda inancım tam.

Oyunculuğa nasıl başladınız? 

2010 senesinde Best Model of Turkey yarışmasına kendimi denemek için girdim ve 3. oldum. Yarışmadan sonra bir sene modellik yaptım. Ama asıl istediğim oyunculuktu başından beri. Bu yüzden 2012 yılında oyunculuk üzerine 1 buçuk seneye yakın eğitim aldım. Bunun üzerine 35 Buçuk Akademi’de Veli Çelik’le çalıştım. Sonrasında oyuncu koçuyla çalışmaya başladım. Aslında oyunculuğum sette deneyim yaşayarak, oyuncu koçumla çalışarak çok hızlı gelişiyor. Ayrıca Birol Hoca’nın bana güvenmesi de oyunculuk konusunda beni bir hayli motive etti diyebilirim. 

İzleyiciler bu dizide neyle karşılaşacaklar? 

Her şeyi bulabilirler çünkü içinde aşk da var entrika da... Bu dizinin güzel bir ivme yakalayıp izleyiciler tarafından beğenilmesi en büyük isteğim. En iyisini yapmak için çalışıyoruz. Seyircileri şaşırtacağız. Bu konuda eminim. 

Dizideki Alper karakterini biraz anlatır mısınız? 

Alper, küçüklüğünden beri babasının düştüğü zor durumların farkında olan ve bu nedenle hırslanıp cumhuriyet savcılığına kadar yükselmiş bir karakter. Çocukluk aşkı Nehir’le 15 yıllık bir ilişkileri var ve körkütük âşık diyebilirim. Bunun yanı sıra Alper kararlı ve sabırlı yapısıyla isteklerine ulaşmayı seviyor, sebat eden bir karakter. 

Samet nasıl biri? 

Biraz evcimen ve sakin bir tipim. Ben gece hayatı olan biri değilim. Evde film, dizi izlemeyi, kitap okumayı, müzik dinlemeyi tercih ederim. Yani rahat bir hayatım var. Çok atraksiyonlu bir hayatım yok diyebilirim.

‘Alper'in otoriter bir yapısı var’ 

Samet’le Alper arasında ne gibi fark ve benzerlikler var? 

Samet ve Alper arasında şöyle bir benzerlik var. İkisi de mükemmeliyetçi ve hedefleri doğrultusunda sonuna kadar gidebilecek potansiyelde insanlar. Ve aşkı için gerçekten her şeyi yapabilecek insanlar ikisi de. Oldukça hırslılar. Farklarına gelince, Alper biraz daha idealleri doğrultusunda körü körüne gitmeyi seven, babasının sözünden çıkmamaya çalışan biri, benim gibi özgür ruhlu biri değil, daha otoriter bir yapısı var. Aramızdaki en büyük fark bu. 

‘Christian Bale'i çok beğenirim'

Oyuncu olarak kimleri beğeniyorsunuz? 

Kenan İmirzalıoğlu ve Kıvanç Tatlıtuğ’un gelişimleri bana çok iyi bir örnek. Modellikten oyunculuğa geçenlere karşı önyargıyı yıktılar. Ama benim özellikle çok beğendiğim Christian Bale’dir. Tam bir karakter oyuncusu. 

Oyunculukta ilerlemeyi düşünüyor musunuz? 

Oyunculuğu 2-3 yıl yaparım sonra da bırakırım düşüncesinde değilim. Oyunculuk benim temel amacım ve tek isteğim. İyi bir oyuncu olma yolunda mücadelem sürecek. 4K teknolojisiyle çekilen ilk dizi olma özelliğini taşıyan ‘Mayıs Kraliçesi’, görselliğiyle de fark yaratacak. 

 

AHMET OLGUN SÜNEAR:
 
‘Sevginin gücünü hatırlatacağız’

 

Bu dizinin kadrosuna dahil olmanızdaki temel neden nedir? 


Mint ekibi ve yönetmenimle ilk tanışmamdaki izlenim ve karşılıklı aşk diyebiliriz. Tabii ki oyuncu kadrosunun da büyük etkisi oldu.

 

İzleyiciler bu dizide ne bulacak? 

İnsanların günlük hayatında yaşadığı bütün dram unsurları var. Aşk, sevgi, nefret ve ölüm var. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir dizi olacak. Ağlamakla gülmenin kardeş olgular olduğunu hatırlatacağız ve tabii sevginin gücünü.

 

Dizide canlandıracağınız Oğuz karakterini anlatır mısınız? 

Oğuz, keyifli zeki ve deli dolu bir tip. Dedesinin intikamı ve çocukluk aşkı için savaşmayı seçmiş, iyi ve güçlü bir karakter.

 

Ekip hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Beraber çalışmaktan büyük zevk aldığım ve çalışırken çok eğlendiğim bir ekibimiz var. Sete girdiğimde herkesin yüzünü gülerken görmek keyif veriyor. 

 

Dizi henüz başlamadan sosyal medyada çok sayıda twit atıldığını görüyoruz. Bunu neye bağlıyorsunuz? 
Sosyal medya benim çok etkili olduğum bir mecra değil açıkçası; ama tabii gelen güzel ve sevgi dolu mesajları görmek çok mutlu ediyor. Bir oyuncu olarak canlandırdığınız karakterin gördüğü ilgi insana şevk veriyor.

 

Oyunculuğa nasıl başladınız? 

Aslında çocukluğumda kendi filmlerimin başrolüydüm; ama gerçek serüven ilk kısa filmlerle başladı. Daha sonra tiyatro, reklam, sinema ve dizi olarak sıralandı. 

 

‘İnatçı biriyimdir’

Bilmeyenler için Ahmet’i anlatır mısınız? Nasıl bir karaktere sahipsiniz? 

Kendime ve herkese ve her şeye saygı duyup ona göre davranmaya özen gösteriyorum. İnatçı bir adamımdır. İstediğim ve doğru olduğunu bildiğim şeyler için savaşırım ve genelde kazanırım. Eskiden sert ve kavgacı biriyken artık daha iyimser, hoşgörülü, iç ve dış barışa önem veren bir yapım var.
Ahmet ile Oğuz arasında ne gibi farklar, benzerlikler var? 

Öncelikle tipimiz benziyor. Oğuz benden daha gözü kara, belki biraz daha deli. Aşkına olan bağlılığı bende de olan bir özellik. Yüksek enerjilerimiz de çoğu zaman birbirini tutuyor.

 

Oyunculuk ile ilgili gelecek planlarınız neler? 

Öğrenmeye devam. Emekliliğinizi kendinizin belirlediği bir meslek oyunculuk. Yapacak daha çok iş, çekecek çok sinema filmi var. Öncelikli hedef sinema her zaman.

 

Kafanızda ileride mutlaka oynamalıyım dediğiniz bir karakter var mı? 

O kadar çok ki... Benzemekten fazlasıyla gurur duyduğum Che Guevara’yı oynamak çok isterdim ya da Barış Manço’yu. Ama dediğim gibi o kadar çok var ki zaten bu iştahın sebebi önümde bulunan henüz canlandırmadığım karakterlerdir. 

 

Sinema anlamında hayalleriniz nedir? 

Öncelikle Türk sinemasının ilerlemesi ve çağdaş koşullara ulaşmasını istiyorum ki yaşadığımız topraklardaki inanılmaz sinema ve hikâye potansiyelini kullanabilelim. Fantastik, macera ya da bilimkurgu tarzlarında filmlerin çoğalmasını ve onlarda rol alabilmeyi hayal ediyorum. 

 

‘Tim Burton'a hayranım’

Birlikte çalışmak istediğiniz yönetmenler? 

Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan’ın sinemasını seviyorum. İkisiyle de çalışmayı çok isterim. Türk sinemasına inanılmaz katkıları var. Tabii ki daha birçok yönetmen var birlikte çalışmak isteyeceğim. Yabancılardan ilk sırada her zaman Tim Burton vardır. Hayatımda sinemada izlediğim ilk film Tim Burton’un ‘Batman’iydi. O kadar çok etkilenmiştim ki o gün bugündür çok sıkı takipçisi ve hayranıyım. 

 

“Oyuncu olmasaydım baba mesleği olan pilotluğa yönelirdim” diyen genç oyuncu, bu konuyla ilgili çalışmalarının olduğunu belirtti.