GO TAHTASI
Eski Çin'de kare biçim yeryüzünün
dört bir yana yayılan genişliğini simgelemekteydi. Bu
düşünce biçiminin etkisi kent planlamasından, mimariye,
ve güzel sanatlara kadar bir çok alanda görülmektedir.
Bunlardan birisi de go tahtası ya da "Goban"
dır.
Go tahtasının yüzeyi ızgara biçimindedir, yatay ve dikey
on dokuzar çizgiden oluşur. Bu çizgilere Japonca'da "yol"
(dö) adı verilir (bu Çince im Taoculuk'taki ana kavramlardan
birini belirten Tao imiyle aynı olmakla birlikte anlam
açısından bu felsefe kavramıyla bir ilişkisi yoktur).
Çizgilerin kesiştiği 361 noktaysa "yol", "rota",
ya da "patika" (ro) olarak bilinir. Bu iki imin
birleşmesinden oluşan "döro" sözcüğü Çince ve
Japonca’da "yol", "cadde", "sokak"
gibi anlamlara gelir. Merkezdeki nokta dışında kalan 360
nokta, eski Çin takviminde bir yılı oluşturan 360 güne
karşılık gelir. Merkezdeki 361. noktaya ise "kutup",
"son nokta", "uç nokta", "zirve",
"doruk", "yükseklik", "meridyen",
"alt", ve "en alt nokta" gibi anlamları
olan "kyoku" adı verilmiştir. Bu nokta çoğunlukla
bir Taocu kavram olan "nihai dorusk" adıyla
tanınır. Bu nokta hem batı hem de doğuda astronomi ve
astroloji açısından önemli bir yer taşıyan Kutup Yıldızı’nı
simgeler ve Çin mitolojisinde "Yaratılışın Doğduğu
Nokta" olarak bilinir. Tüm fenomenlerin bu noktadan
kaynaklandığına inanılır. Bu düşüncenin her şeyin "bir"den
başladığını kabul eden Taocu felsefeden geldiği düşünülmektedir.
Tahtanın üzerine konulan siyah ve beyaz go taşları (go
ishi) kökenleri binlerce yıl öncesine kadar uzanan Yin-yang'in
(Japonca inyö) karşılıklı etkileşimini simgeler. Siyah
renk yin'le, beyazsa yang'la özdeşleşmiştir. Go taşlarının
aynı zamanda gökyüzündeki yıldızların dizilişini de yansıttıkları
düşünülür.
Go tahtasının yeryüzünün değişik bölgelere ayrılması ve
kentlerin kurulmasından yıldızların hareketlerine kadar
birçok olayı yansıttığı söylenir. Buradan Go’nun Çin düşüncesinde
iki karşıtı oluşturan gökyüzüyle yeryüzünün karşılıklı
etkileşimini, yin ve yang'in gizemli dönüşümünü, ve evrenin
hareketini yansıtan, derin anlamlar taşıyan bir oyun olduğu
anlaşılmaktadır.
Go tahtasının kare biçimi, eski Çin'de, geç Han Dönemi'nin
(25-220) son günlerinde ortaya çıkan "gökyüzü yuvarlak,
yeryüzü karedir" (Japoncası "ten'en, chihö")
görüşü olarak bilinen kozmogoniyle bağlantılıdır. Bu "gökyüzü
yuvarlak, yeryüzü karedir" düşüncesine göre, yeryüzü
kare biçimiyle dört bir yana sınırsızca yayılmakta, gökyüzüyse
daire ya da yarıküre biçiminde olup yeryüzünün üzerini
kaplamaktaydı. Dünyayı basitleştirerek açıklayan bu modelden
eski Çin'de birçok biçim türetilmiştir.
Eski Çin'de kaplumbağanın yukarıda sözü edilen "gökyüzü
yuvarlak, yeryüzü karedir" teorisini bedeninin biçimiyle
kendiliğinden ifade ettiğine inanılırdı. Kaplumbağanın
kabuğu bir yarıküreyi andıracak biçimde yuvarlaktır. Diğer
taraftan, kabuğunun karnına denk gelen tarafı düzdür.
Bu nedenle Çinliler kaplumbağanın sırtındaki kabuğun gökyüzü,
karnındaki kabuğunsa yeryüzü olduğunu düşünmüşlerdir.
Bunun yanı sıra, kaplumbağanın iki kabuğunun arasında
kalan etinin olduğu yerin, Çince’de "ch'i" (Japonca
ki) olarak bilinen evrensel enerjiye karşılık düştüğü
düşünülmüştür. Böylelikle kaplumbağanın evrenin biçimini
almış olduğu kabul edilmiştir. Kaplumbağa eski Çin'de
sabitliğin bir sembolüydü, ve kaplumbağanın dört ayağının
evrenin temelini oluşturduğuna inanılırdı. Go tahtasının
ayaklarının eski Çin'de yapılan kaplumbağa figürlerinin
ayaklarıyla büyük bir benzerlik göstermesi gerçeğine dayanarak
go tahtasının dört ayağının kaplumbağa ayaklarına benzeyecek
biçimde yapıldığı sanılmaktadır.
Birkaç Ayrıntı..
Goban'ın kare olmamasının sebebi karşılıklı iki oyuncu
oturduğunda oluşan perspektifi telafi etmektir (yani,
tahtaya karşılıklı oturulduğunda - uzun kenar yanlarda
- tahta kare olarak gözükür.)
Siyah taşlarla, beyaz taşların
boyut farkı ise siyah ve beyazın bir çeşit görme aldanmasıyla
farklı boyutta görünmemesi içindir.
Çin tipi taşların simetrik değil ve taşların bir alt
ve üst tarafları vardır.
Tahta’nın ayakları yaklaşık 10 cm ve gövdesi yaklaşık
15 cm dir. Dolayısı ile tahta yerden 25 cm yüksekte
durmaktadır. Tahtanın altında taşın tahtaya vurulduğunda
daha güçlü bir ses çıkarması için de bir boşluk vardır.
Go Tahtası (Go ban)
Geleneksel go tahtası ise çeşitli sert ağaçlardan blok
olarak yapılmakta, bu şekilde yapılanlar ise oldukça
pahalı olmaktadır. En pahalı go tahtası malzemesi ise
Kaya (Torreya Nucifera) ağacından yapılandır.
Taşlar (Ishi)
Geleneksel go taşları ise siyah olanları bir çeşit volkan
taşından, beyazlar taşlar ise bir çeşit deniz kabuklusundan
yapılmaktadır. Bu çeşit beyaz taşların üzerindeki paralel
çizgiler bu deniz kabuklusunun yaş çizgileridir.
Kutu
Go taşlarını konulduğu kutu ise koyu renkli tahtadır.
|